DENİZLİ'NİN GENÇ YÖNETİCİLERİ RÖPORTAJ 007: KONUĞUMUZ MEVLÜT ERTEMUR

DENİZLİ'NİN GENÇ YÖNETİCİLERİ RÖPORTAJ 007: KONUĞUMUZ MEVLÜT ERTEMUR

Denizli’nin Genç İş Adamları Bölümümüzün bu haftaki konuğu Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi  Bölümünü birincilikle bitiren Ertemur Grubu’nun en genç üyesi Yüksek Ziraat Mühendisi Mevlüt Ertemur. Türkiye’de Tarımının ülkemiz için ne kadar önemli olduğu hakkında bize bilgiler veren Mevlüt Bey ile Tarım Sektörünü Pamuk Yetiştiriciliğini  ve Zirai ilaç Sanayisi üzerine çok önemli bir röportaj gerçekleştirdik.

ATANAİL ALTINOLUK: Öncelikle bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Bize biraz eğitim hayatınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

MEVLÜT ERTEMUR:  Bizlerde sizleri ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Hoş geldiniz diyoruz. Ben Ege Üniversitesi Ziraat  Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü  mezunuyum. Yaptığım işe ve okuduğum okula duyduğum hayranlık benim bölümü birincilikle bitirmeme vesile oldu. Bu nedenle  lisansla yetinmeyip  ardından yine aynı bölümde yüksek lisansımı tamamladım. Yaklaşık iki yıldır da iş dünyasının içindeyim.  

ATANAİL ALTINOLUK: Bize biraz ne üzerine çalışmalar yaptığınız hakkında bilgiler verebilir misiniz?

MEVLÜT ERTEMUR: Ailem 50 yılı aşkın süredir tarım sektöründe faaliyet göstermekte. 20 yılı aşkın süredir de bunu fabrikalaştırmışlar. Amiral gemi  Pamuk üreticiliği ve Çırçır fabrikası. tarım sektörünü bilirsiniz yılın her ayı üretim yapmak mümkün değildir. Sezonluk bir iştir, sene boyunca tarladan ürün almak beklenemez. Çünkü ekonomik olarak üretimi yapılan bitkilerden istenilen rekolteyi alabilmek için onların da sıcaklık, toprak seçiciliği ve besin maddelerine duydukları ihtiyaç gibi gereksinimleri vardır. Bunuda yılın her anında yakalamanız mümkün değil. Ortalama olarak yılın 6-8 ayı tarladaki ürününüzle ilgilenirsiniz. Geri kalan 4 ile 6 arası da önümüzdeki sezon için hazırlıklar başlar. Hazırlık için uzun olan bu dönemi daha iyi değerlendirilmesi, eğitimini almış olduğum sektörün içinde daha iyi var olabilmek ve üretimimizin en önemli girdilerinden biri olan  zirai ilaç ve kimyevi gübre  sektöründe değerlendirmeye karar verdim ve bu alanda  çalışma yürütecek bir şirket kurdum. Bu sayede hem yıllardan beri ilgilendiğimiz tarım sektörüne aile içinden profesyonel bir destek sağlayabildim hem de kendi çalışmalarımı sahada da deneyimleme  fırsatı yakaladım. Ayrıca bu sayede bölgemizdeki pamuk üreticilerine hizmet verme şansını yakaladım.

ATANAİL ALTINOLUK: Siz sanırım bu zirai ilaç sektörüne girişinizle bir  köprü oluşturdunuz? 

MEVLÜT ERTEMUR: Buna aile içinde köprüyü tamamlamak denebilir. Fakat aile dışında da dışarıya yönelik köprüler kurdum. Yeni kurduğumuz şirketle zaten fabrikanın varolan müşteri potansiyeline dinamizm, ulaşamadığımız kesimlere de bu  şirket sayesinde  iletişime geçme şansı yakaladım. Ayrıca benimde yeni bir müşteri portföyüm oluştu. Sonuçta yıllardan gelen bir üreticiliğimiz söz konusu, bende yine üreticelere hizmet veriyorum bu da benim için işime duyduğum saygının bir kat daha artmasını sağlıyor..  Durum böyle olunca da saha içinde de hacmimiz genişlemeye başladı. İçeriden dışarıya açılan 2 taraflı bir yol diyebilirim.

ATANAİL ALTINOLUK: Bize biraz üretim basamaklarını açar mısınız? 

MEVLÜT ERTEMUR: Pamuk üretimi daha öncede bahsettiğim gibi sezonluk bir süreçtir. Diğer tarla bitkilerine oranla daha fazla bakım gerektirir. İklim koşulları, sıcaklık, toprak yapısı ve besin maddesine duyduğu ihtiyaçtan ötürü ülkemizin her bölgesinde üretimi yapılamamaktadır. Bakım işleri hastalık ve zararlılarla mücadelesini çok ciddi oranda takip etmeniz gerekmektedir. Sonuçta girdileri yüksek bir üretim olduğu için hedefte daime yüksek verim olmak zorundadır. İşin fabrikasyon kısmında ise ürettiğimiz ve satın aldığımız pamuklar satışa hazır hale gelmeden bir çok temizleme ünitesinden  ve çırçırlama işleminden  geçmek zorunda. İşlemede Bizim için en önemli kriter temiz ve daha beyaz pamuğu sağlayabilmek. Bunun için pamuklar fabrikada  kurutmadan ön temizlemeye, çırçırlamadan  preslenmeye kadar ciddi adımları takip ediyor. Önemli olan ürettiğimiz pamuğu en iyi şekilde tüketiciyle buluşturabilmek. Ayrıca Makro düşünecek olursak Bizim için bu kadar önemli olan pamuk üretimi ülkemiz içinde çok önemli Çünkü Pamuk geniş kullanım alanı olan bir bitki olduğu için Yarattığı katma değer ve istihdam imkânları nedeniyle ülkemiz ekonomisine büyük yararlar sağlamaktadır Bu açıdan, stratejik öneme sahip bir ürün olup dokuma ve tekstil sanayinin ana ham maddesidir. Tekstil sanayine yapay liflerin girmesine rağmen, pamuklu kumaşların daha kolay yıkanabilir olması, dayanıklılığı, merserize olabilmesi, teri emme özelliği göstermesi, gibi özellikleri nedeniyle bu sektörün en önemli ham maddesi olma özelliğini de sürdürmektedir. Aynı zamanda pamuğun tohumu yağ sanayinde, küspesi de hayvan yemi olarak kullanılabilmektedir. Bu kadar çok şeye katkı sağlayan bir ürün olduğu içinde bizim için vazgeçilmez bir sektör olmaya devam edecektir

ATANAİL ALTINOLUK: Sanırım bu sektör tekstilin tam anlamıyla kalbi. 

MEVLÜT ERTEMUR: Kesinlikle öyle. Tarım zaten başlı başına hayatımızın yüzde 75’ni oluşturmakta. Tükettiğimiz her türlü gıdadan giydiklerimizin büyük bölümüne kadarı yine tarımsal kaynaklardan elde ediyoruz. Düşünsenize tarımın olmadığı bir ülkede tükettiğimiz et ve süt ürünlerini elde ettiğimiz canlıların bile beslenmesine imkan bulmazdık. O yüzden bence yatırımın en güzeli kesinlikle topraktır. Hemen hemen tüm şirketlerin ikinci , üçüncü fabrikasını kurabilirsin ama bir karış toprak dünyamıza ilave edemezsin. Maalesef bugün tarım arazilerinin bir çoğu kullanım amacının dışında yatırımlar nedeniyle yok olmakta. Pamuk sektörünede gelecek olursak şöyle söyleyebilirim. Pamuğun olmadığı bir Türkiye düşünülemez. Denizli , Gaziantep , Bursa gibi sanayinin güçlü olduğu illere sahip olan ülkemiz için olmazsa olmaz olan bir girdidir pamuk. Fakat üretimindeki zorluklar ve fiyatta beklenilenin üreticiye yansımaması son yıllarda pamuk sektörünü sekteye uğratmıştır.

ATANAİL ALTINOLUK: bu sene için  pamuk altın çağını yaşıyor haberlerini duyuyoruz bunun sebebi nedir?

MEVLÜT ERTEMUR: Bu tamamı ile Dünya borsası ile alakalı. Dünya’da rezervler azalmakta ve bu azalmanın etkisiyle fiyatlar yükselmekte. Şuanda Türkiye kullandığı pamuğun sadece yarısını üretiyor. Ciddi bir açık potansiyeli var. Bugün Doların bu yükselişi Türkiye’deki tekstil sektörünün dışarıdan ithalatını önlüyor. Bu durumda iç piyasada hareketlilik oluşuyor. Bu  durum direk olarak üreticiye yansıyor. Tabi bu üretici için mutlu bir tablo fakat önemli olan bunun  sürdürülebilir olması. Geçmişte bazı yıllarda da yüzü gülen çiftçinin bu kazancı sürdürülebilir olmadı. Önümüzdeki sene pamuk üretim alanında 4’de 1’lik bir artış ön görülüyor.Bu çok ciddi bir rakam. Tabikide açığımızı kapatır mı kapatmaz mı bilemeyiz fakat eğer seneye fiyat politikası olarak bunu koruyamazsak önümüzdeki senelerde bu açığı kapatmak daha da zor bir hal alacak. Çünkü rakamlar hiç bir zaman stabil olarak seyretmiyor. Bu stabilite oluşmadığı zaman pamuk ekim alanı da belli olmuyor. Kar marjı yükselince herkes pamuk yada o sene karlı olan ne varsa onu ekiyor bu sefer maalesef diğer ürünlerin ekim alanları azalıyor. Türkiye de bunun standarda oturulması büyük önem arz ediyor. Son zamanlardaki  tarım politikaları tarımın geleceği için umut vaat etmeye başladığını da ayrıca söyleyebilirim.

ATANAİL ALTINOLUK: Anlattığınıza göre tarımın sadece güncel hayatımıza değil ekonomimize de etkisi çok büyük. Finanstan anlamak işin önemli noktalarından biri gibi gözüküyor.

MEVLÜT ERTEMUR: Tabikide çok önemli. Çünkü bugün tarımsal üretim üstü açık bir fabrikadan başka bir şey değildir aslında. Her üreticinin aile politikası olmak zorunda daha öncede söylediğim gibi ciddi girdileri olan bir üreticiliktir pamuk sektörü. Ama  bazı yıllar üreticilerin her şeyiyle bu üretimi başarıp en güzel verimleri bile aldıklarında Fiyat olarak beklentilerini karşılayamadıkları çok olmuştur. İşte o zaman ne finans ne politika pek bir faydası kalmıyor.

ATANAİL ALTINOLUK: Peki zirai ilaç kimyevi gübre ve ziraat mühendisleri işin neresinde?

MEVLÜT ERTEMUR: Çok iyi bir noktaya değindiniz. Burada önemli olan bu işi vicdani değerleri erozyona uğramamış kişiler tarafından yapılması. Bilirsiniz tıpta hekimler ve diğer sağlık çalışanları mesleklerini onurla uygulayacaklarına dair Hipokrat yemini ederler. Onlar gibi bizlerde aslında bir üreticinin tüm yılını planladığı gibi sonuçlandırmak için çok ciddi bir görevi üstleniriz. Nasıl doktor tedavi sürecini reçeteyle sonuçlandırıyorsa ve hasta çoğu zaman sorgulamadan güvenip o ilacı kullanıyorsa ziraat mühendisleride onlara tamamen güvenen bir üretici kesim için reçete yazar ve tedavi sürecini başlatır. Yanlış tavsiyenin veya sadece ticari amaç güdülen tavsiyenin sonuçları insan sağlığı kadar önemli olmasa da insanın yaşam biçimini refah düzeyini oldukça etkileyebilecek sonuçlar ortaya çıkarabilir. O yüzden bizim yaptığımız iş tam anlamıyla bağlantı noktası. Bu alan üzerindeki baskıyı düzgün bir şekilde kaldırmak önemli. Her şeyin stabil olduğu ortamda herkes kazanır. Negatif reaksiyon oluştuğunda ise problem çığ gibi büyür.  Çünkü tüm bu bağlar birbirinden ayrı düşünülemez. Bu yüzden her ziraat mühendisi zirai ilaç satamıyor. Devlet bu konuda ciddi sınavlar yapıyor ve bilgisini en iyi yönde kullandığına inandığı kişiler bu hakkı kazanıyor. Devlet de bunun ciddiyetinin farkında. Bizim ise Ertemur Tarım olarak  üreticiyle aramızdaki bağı sağlam tutan en önemli faktör bizimde onlar gibi üretici olmamız, onlarla aynı duyguyu paylaşmamız. İnsanın parasıyla, insanın geçimiyle, hayatıyla ilgili kararlar verebilmek biraz karakter meselesi. 

ATANAİL ALTINOLUK: Bu konular doğrultusunda ileriye dönük planlarınız nelerdir?

MEVLÜT ERTEMUR:  Önce bugünümüze sebat ediyorum Yeni Kurmuş olduğum bu Zirai ilaç firmasını hakkıyla devam ettirebilmek benim için en önemli vazife. Şirket olarak almış olduğumuz geri dönüşler bizi çok memnun ediyor. Bu da insanların, işlerini hakkıyla yapanlara vermiş olduğu bir ödül olarak düşündüğüm için belli bölgelerde de bu yatırımı devam ettirme niyetindeyim. Aslında bu bizden daha çok müşterilerimizin isteği. Bizde olumlu olarak değerlendiriyoruz.

ATANAİL ALTINOLUK: Son olarak Kendinize örnek aldığınız bir iş insanı var mı ?

MEVLÜT ERTEMUR: Takip ettiğim kendi sektörlerinin en önemli ismi olmuş Denizli’mizde ve ülkemizde çok değerli büyüklerim var. Hemen hemen çoğunun röportajlarını okumaya, tavsiyelerini almaya gayret ederim. Ama özellikle takip ettiğim belli bir isim yok

ATANAİL ALTINOLUK: Peki Mevlüt Bey. Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederiz.

MEVLÜT ERTEMUR: Asıl ben çok teşekkür ederim. İyi Çalışmalar diliyorum.

RÖPORTAJ: ATANAİL ALTINOLUK

Emojiler İle Tepki Ver

1

YORUMLAR