MİLLİ EĞİTİM YİNE BİLDİĞİ YOLDA BİLMEDEN YOL ALIYOR

İnsan eğitim ile doğmaz fakat yaşayacağı hayat aldığı eğitim ile doğru orantılıdır. Eğitimdeki kalite, direkt olarak toplumun kalitesini belirler. Bu nedenledir ki; suyun olmadığı yerde yaşam sürmek nasıl imkânsız ise, eğitimin olmadığı yerde de gelecek inşa etmek o denli imkânsızdır. Buradan varılan sonuç, eğitimcilerimizin görevinin kıymetini ve büyüklüğünü net olarak ifade etmektedir. Öğretmenler görevlerinin sadece sınıf ortamıyla sınırlı olmadığını bilirler. Bu farkındalıkları mesleki anlamda sorgulayıcı, çözümcü ve üretken olmalarına sebeptir.

 Öğretmenlerimiz tarafından eğitim öğretim dönemi süresince farklı zamanlarda tüm branşlarda zümre toplantıları gerçekleştirilir. Bu toplantıların temel amacı eğitim öğretim adına branşlar bazında yaşanan sorunları dile getirip üst makamlara iletmek veya dönem boyunca yapılacak çalışmaları evrak üzerinde resmileştirmektir. Bakanlığımız da, zümre toplantılarından yükselen, ders kitapları ve ders saatleri ile ilgili sıkıntıları duymuş olacak ki köklü bir çalışma başlattı.  Birçok ilde, öğretmenlerimizden oluşan kitap yazma komisyonları oluşturuldu ve yeni ders kitapları için çalışmalar başlatıldı.  Kitaplardaki değişime bağlı olarak değişen ders müfredatlarından tüm öğretmenlerimizin haberdar olabilmesi için, formatör öğretmenlik üzerine çalışmalar gerçekleştirdi. Önümüzdeki birkaç gün süresincede formatör öğretmenlerimiz, branşları ile ilgili gerçekleşen tüm müfredat değişikliklerini, seminer çalışmaları yürüterek öğretmen arkadaşlarımız ile paylaşacaklar. Bu gün ise tüm illerde, formatör öğretmenlerimiz ve bakanlıktan gelen görevliler eşliğinde milli eğitimin düzenlemiş olduğu bir toplantı gerçekleştirildi.

Toplantıya gelinen noktaya kadar her şey çok normal ve teşekküre değer boyutta ilerledi. Taki yeni ders kitapları ile ilgili yapılan şu yoruma kadar. Bakanlık görevlimize bir öğretmenimiz sormuş, sayın müdürüm bu kitapların içeriği neden boş? Çocuklar bu kitaplardan ne öğrenebilir ki? Müdürümüz hemen cevap vermiş; hocam çocuklar hazır bilgiye alıştırıldığı için yorum yapma yeteneğine sahip değiller. Ezberci bir eğitim sonucunda çocuklardan istenilen verimi alamıyoruz. Kitapların içeriğini boşalttık ki öğrenciler merak etsin araştırsın, bilgiye ulaşmanın yollarını keşfetsin…  Bu cümleler bizim eğitim sistemimiz için fazla süslü ve hayalperest. Öğrenciyi bilgi aşığı yapabilme yolunun boş kitaplardan geçeceğini düşünmek, eğitim adına telafisi mümkün olmayan körlükte bir bakış açısıdır.

Eğitim sisteminin bir öğrenciyi dahi gözden çıkarma lüksü olamaz. Ülke olarak ailelerin içinde bulunduğu ekonomik şartları ve anne babaların eğitim seviyesini bir düşünelim. Eğitim şansı sadece gidebildiği okula ve edinebildiği kitaplara bağlı olan çocuklarımızı da bir düşünelim. Bu ülke akıllı tablet ile eğitim adı altındaki bombanın küllerinden henüz arınamamışken, birde içeriği boş kitaplarla bilgiye ulaşma adı altındaki boş çalışmadan nasıl düzlüğe çıkabilir? 5 Eylül 2017 tarihi itibari ile öğretmenlerimiz yine görevlerine başladılar. Ülkemiz ve milletimiz için, eğitim öğretim ve sabırdan yana bereketli bir yıl olmasını diliyorum. Boş kitaplarla eğitim vereceğimiz öğrencilerimizi, dolu zihinlerle mezun edebilmek adına bir mucize daha yaşatma yolundasın öğretmenim. Tüm eğitimci arkadaşlarıma kolaylıklar diler sevgi ve saygılarımı sunarım.

YORUMLAR

Son Haberler