Tartışılan konu: Varlık Vergisi (2)

Varlık Vergisinin uygulanmasına yol açan süreç ve sebepler

İkinci Dünya Savaşı 1 Eylül 1939’da Alman ordularının Polonya’ya girmesiyle başladı. 17 Eylül’de de Sovyetlerin Kızıl Ordusu Polonya’nın doğu sınırını aştı. Birleşik Krallık ve Fransa, Almanya’ya savaş ilan ettiler. Almanlar Belçika’yı, Hollanda’yı geçerek Fransız topraklarına, 1940 Haziranında Paris’e girdiler. İngilizler Fransa’daki ordularını büyük zorluklarla adalarına kaçırabildiler. İngiltere savaşı başladı. Almanya safında yer alan İtalyanlar Arnavutluk’u işgal ettikten sonra Yunanistan’a saldırdılar, fakat başarılı olamadılar. 

         1941 yılına gelindiğinde Nisan ayında Almanlar Balkanları ve Yunanistan’ı işgal ettiler. Dünyada bu gelişmeler yaşanırken Türkiye’nin de bu ortamdan etkilenmemesi namümkündü. Zaten Alman orduları Yunanistan’ı işgal ederek Trakya sınırımıza kadar dayanmıştı. Bu durumda Türk hükümeti eli kolu bağlı oturamazdı ve hükümetin bir takım savunma önlemlerini alması iktiza ediyordu. Ancak alınacak önlemlerin gerçekçi ve konjonktüre uygun olması gerekiyordu.   

          Savaş, Türkiye’nin dış politika kurallarının belirlenmesinde ana etken oldu. Bu tarihlerde Türkiye’nin benimsediği dış politikanın temel kurallarını şöyle özetleyebiliriz:  (Cahit Kayra, Savaş Türkiye Varlık Vergisi, İstanbul, 2011,s.29)

Savaşa katılmamak / Toprak bütünlüğünü korumak / Olabildiğince tarafsız kalmak / Serüvenlere kalkışmamak / Savaşan taraflar arasında denge kurmak.

Bu kurallar çerçevesinde ülkeyi savunmak elbette kolay değildi, devletin gelirleri arttırma yolu gitgide azalırken giderlerde sürekli artıyordu. Bu durumun ortaya çıkmasındaki en önemli sebep asker sayısının arttırılmasıydı. Eli silah tutan hemen herkes mesleği ne olursa olsun askere çağrılmıştı. Hatta 1910,1911 ve 1912 doğumlular üç kez askere çağrılmışlardı. 

Nüfusu 18 milyon olan Türkiye herhangi bir savaş ihtimaline karşı 1 milyon askeri sınırlarda hazır tutuyordu. Bir milyon askerin yeme içme ve barınma masrafları devlet bütçesinin de kabarmasına neden oldu. 1938’de 260 milyon olan devlet bütçe giderleri, 1944’te 952 milyon lirayı bulmuştu. Milli savunma giderleri 1938 yılında 163 milyon lirayken bu rakam 1944’te 710 milyona ulaştı. (A.Başer Kafaoğlu, Varlık Vergisi Gerçeği, İstanbul,2005,s.33.)

       Savunma giderleri büyük bir gider kalemi olduğu gibi devletin harcamaları sadece bununla da sınırlı değildi, savunma giderlerinden sonra ikinci önemli sorun büyük kentlerdeki halka yiyecek ekmek bulma sorunuydu. 1942 yılının gazetelerine baktığımızda bunun ne kadar önemli bir sorun olduğu görülmektedir. Hemen her gün gazete manşetlerinde ekmek ile ilgili bir mevzu yer almaktadır. Ekmeğin karne ile dağıtılması bu konuda alınan önlemlerden biri olmuştur.

        Türk halkı cephe savaşına girmemiştir ama en az onun kadar önemli olan geçim savaşına girmiştir. Çünkü savaş beraberinde sıkıntı, hastalık, açlık getirir ve savaşa giren de girmeyen de bu durumda etkilenir ki Türkiye’de bunun örneği görülmüştür. Halkın çoğu yokluk, sıkıntı ve açlık çekerken etrafta bir takım karaborsacı ve soyguncular türemiştir. Halkın soyguncu ve karaborsacı adını verdiği bu şahıslar ellerinde olan malı saklayarak bu malların fiyatlarının yükselmesini beklemişler ve ancak fiyatlar yükseldiğinde mallarını satışa çıkarmışlar böylece yüzde yüz hatta daha fazla kar etmişlerdir. Mesela 114 lira olan yüz kiloluk bir çuval şekerin kara borsadaki fiyatı bir günde 210 lira çıkmıştır. (Vakit,18 Birinci Teşrin 1942.) Bu konu gazetelerdeki karikatürlere de yansımış ve soyguncu yahut vurguncu adı verilen kara borsacı eşhaslar hicvedilmiştir.

         Halk el yıkayacak sabun bulamaz hale gelmişti. Piyasa da sabun kıtlığı o ölçüde olmuştu ki, binden fazla öğrenciyi barındıran Haydarpaşa Lisesi’ndeki çocuklar bitlenmişti. O tarihte o lisede yatılı kalan çocuklar günün belli saatlerinde oturup bit ayıklaması yapıyorlardı. Tifüs salgını karşısında yeterinde aşı, hastalara gazlı bez, ameliyatlarda ameliyat ipliği bulunma- maktaydı. (Cahit Kayra, a.g.e., s.44.)

          Sanırım bu anlatılanlar manzara-ı umumiyenin anlaşılmasına için kâfidir. Savaşlar ekonomiyi doğrudan etkilediğinden böyle zamanlarda ekonomide olağanüstü uygulamalara başvurulabilir. Genellikle var olan vergiler arttırılır veya yeni vergi yükümlülükleri getirilir. Varlık vergisi de bu tür vergilerdendir.

Haftaya Varlık vergisi kanunu 

YORUMLAR

Son Haberler