ALİ AMCA

Ali amca köyün en yaşlısı, yaşı itibari ile yurdunda yaşayan her kesimin şeceresini bilen bir bilge. Köy sakinleri Ali Amca’nın bilgeliğine hürmeten her konuda fikrine başvurup düşüncelerini paylaşmaktan kaçınmaz. Bu yüzden köyün kahvehanesinde zaman zaman ateşli tartışmalar eşliğinde ülke gündemine ait önemli konular masaya yatırılıp kim haklı kim haksız, kim iyi kim kötü diye müzakereye varmaya çalışılır.  

Tartışmaların bazılarında kimilerinin asılmalarına karar verilirken diğerleri vatan haini ilan edilir. Çok gıcık olduklarına ise komünist damgası vurularak fişlenir. Ehemmiyeti var mıdır yok mudur bilinmez Ali Amca diyorsa vardır bir bildiği diye geçiştirilmeye çalışılır bazı konular. Köyün en yaşlısı, en kurt’u,  ne başbakanlar görmüş ne reisler devrilmiştir, ondan daha iyi kim bilebilir. 

Gençliğinde koyu bir demokrat partili olarak tanınan Ali Amca, babasından kalan bu ideolojisi babasının vefatıyla deforme olmaya başladığında yeni bir lider seçip bu yeni liderle yoluna devam etmişti. Orta yaşlara geldiğinde ise dünya zevklerinden yavaş yavaş el çekmeye başladığından biraz daha ılıman, biraz daha hakkın rahmetine sığınmak istercesine, onu yapmayın günahtır, böyle konuşmayın yazıktır cümleleriyle kahvehanedeki dedikodu babındaki siyasetten uzak durmaya çalışmıştır. 

Orta yaşlarda kapıldığı yeni akımla ilerici adımlar olarak düşündüğü her yaklaşımın bu güne taşıdığı arızaları yeri geldiğinde görmezden gelmez üstünü örtme namına sarf ettiği laflarla üç evet karşıtı bir hayır çıkması tavrıyla susmasını bileceği zamanlarda da susmayı bilmiştir. 

Şimdi ise, yaş yetmişiş bitmemiş imajıyla köyün kahvehanesindeyıllardır süregelen siyaset tartışmaları arasın da Ali Amca’nın gençlik tarafı ateşli bir demokrat,  olgun tarafı iyi ye evet, Kötüye hayır siyaseti. Tutucu tarafı hak, adaletnamına dair ne varsa savunan, asla değişmeyecek ilkeleriyle kuralcı, Yaşlı ve hakem tarafı ise özgürlükten yana bir yol izlemekte. 

Demokrat yönüyle liberal ve özgürlükçü, hak ve eşitlik namına savundukları, gençlik heyecanı diye geçiştirdikleri, koca bir ömürde birkaç kuşaklık gördükleriyle Ülkesinden bütün insanlar gibi huzur ve refah adına çok şey beklemekte.

Bir siyasetçi olmasa da iyi bir siyasi birikime sahip olan Ali Amca, siyasetten habersiz olarak siyaset yapanlara inat, ne geçmişini inkâr edecek kadar küçülüyor, ne de yarınlara ışık olabilecek olan siyasetçileri görmezden geliyor. 

Ülkesi adına iyi olana evet derken yeri geldiğin de aba altından sopa göstermeyi de görev biliyor.  Demokrat gençliği adına ilkesinden vazgeçmediği değerlerini korumayla kalmayıp günümüz siyasetçilerinin bile göze alamadığı bir cesaretle her kesime ılıman bir yaklaşımla doğruyu alkışlamayı bilecek kadar da medeniyet gösteriyor. 

Bizim dünümüzde de siyasette yaşanan dönüşümler Ali Amca gibi hepimizde yaşanmıştır. Nasıl ki siyaseti bilmeyen kişilerin eline geçen makamlardan dolayı geri dönülmesi imkânsız hataların sıkıntılarını hala yaşıyorsak, siyaseti bilen doğru kişilerin elinden makamlarını, bununla da yetinmeyip üstüne canlarına kast ediyorsak, günümüzde onlardan yüzsüzce kuru bir özürle af dilememiz gibi. 

Dolayısı ile siyasetin içinde ve dışında siyaseti kendi menfaatleri doğrultusunda algılayan, atını ona göre süren tarafların yanlışlar furyasında bizlerde zaman zaman savrulup durmuşuzdur. Halk arasında özellikle kahvehanelerde meşhur olan bu tartışmalar evlerde aile arasında da ayrımcılıklara neden olmuştur. Halen daha olmaktadır. Siyaseti dilimizden düşürmeden köy kahvesinden başlayıp taraflara bölünerek evlerimizde yeri geldiğinde kendi kardeşlerimizle bile ateşli tartışmalarla siyaset yapıyoruz. 

Herkes her şeyi biliyor misali.

 Ali Amca gibi bir yanımız güya demokrat. Bir yanımız halkçı özgürlükçü. Bir yanımız zemini tam oturmamış yeni akımlarla vs. vs. Çalkantılı bir siyaset anlayışı taşımaktayız. 

Nasıl ki bir nalbur demirden,, bir doktor tıptan, bir sanatçı sanatından anlıyorsa, siyasette anlayanın elinde güzelleşir. Meyveler verir. Yeni oluşumlarla kitleleri peşinden sürükler.  

Menfaat doğrultusunda yaşam sürülmesi doğal sayılan bu günümüzde, kendi menfaatlerimiz adına savunduğumuz doğrularımız gibi. Dilimizden düşürmediğimiz, kimi zaman eksik, kimi zaman yanlışa körü körüne inanarak, Ali Amca gibi medeni cesaret gösterecek kadar bir bilge olmak. Gerçekleri inkâr edip doğruları görmezden gelen bir siyasi anlayışla birilerine bir şeyler anlatırken ne kadar gülünç durumlara düştüğümüzün farkında mıyız?

Her şey bilenin eline yakışır. Her doğru gerçeği yansıtmaz misali. 

Ülkemizde ki tek gerçek;  

Ailesinde huzuru sağlayan bir baba gibi Ülkesi adına halkı için kendini adayan siyasetçilerimizin refah anlayışıyla Ülkemize göz diken düşmanların inadına Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ilelebet var olacaktır. 

 

                                                                                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Son Haberler