ARAFAT(2)

Arafat'ta cem-i takdim olarak namaz kıldıktan sonra sünnet kılmak caiz midir? Arafat'ta cem-i takdim olarak namaz kıldıktan sonra vakfe zamanı girdiği için sünnet kılmak caiz değildir, mekruhtur. Allah'a şükür son zamanlarda Suudi-Arabistan hükümeti tedbir aldı ve kesilen kurbanların tüm etlerini fakir devletlere ulaştırıyor.    Hac ve umre menasikini bitirdikten sonra ihramda olan kimse, kendi kendini veya başkasını tıraş edebilir mi? Hac veya umre menasikini ifa etmiş olan kimse henüz ihram elbisesini çıkarmadığı halde kendi kendini tıraş edebildiği gibi başkasını da tıraş edebilir. Temettü haccı yapan kimse Arafat'a çıkmadan önce boş zamanını değerlendirmek için arasıra umre yapabilir mi? Mutemetti olan kimse Arafata çıkmadan evvel haremin dışına çıkmak suretiyle umre niyetiyle ihrama girebilir. Çünkü arefe. bayram ve teşrik günleri hariç her zaman umre getirmek caizdir. Ancak Haccü'l-ifrad veya HaccüM-Kıran niyetini getirmiş olan kimse ihramda olduğundan dolayı umre yapamaz. Safa ile Merve arasında her zaman sa'y etmek caiz midir? Her zaman Kabe'yi tavaf etmek caiz ve ibâdet olduğu gibi. Safa ile Merve arasında her zaman sa'y etmek caiz değildir. Ancak hac veya umre için sa'y yapılır; tekrarı caiz değildir.   Cemrelere taş atmanın vacip olduğu malumdur. Mina'da gecelemek de vacip midir? Şafiî mezhebinde cemrelere taş atmak vacip olduğu gibi Mina'da gecelemek de vaciptir. Fakat Hanefî mezhebinde gecelemek vacib değil, sünnettir. Fakir bir kimse başkasının yardımıyla umreye giderse kendisine hac farz olur mu? Fakir bir kimse başkasının yardımıyla umreye giderse Mekke-i Mükerreme'ye vardığı zaman hac mevsimi yani eşhürü'l-hac olan Şevval. Zilkade ve Zilhicce'nin ilk on günü girmiş ise şüphesiz kendisine hac farz olur. Çünkü haccın vacib olmasının şartlarından biri vakittir, yani hac aylandır. Hac mevsimi girmemiş ise bazı ulemâya göre Mekke-i Mükerreme'ye varmakla hac farz olur. Ama racih kavle göre farz olmaz. Çünkü yukarıda beyân edildiği gibi haccın farz olmasının şartlarından biri hac mevsimini idrâk etmektir. Yalnız zamanımızda hac mevsiminden evvel umreye giden bir fakire kesinlikle hac farz değildir. Çünkü hapis ve orada kalma yasağı gibi maniler vardır. Bunun için haccın farziyeti sakit olur. Malûm olduğu gibi Suudî Arabistan hükümeti umreye giden kimseye bir aydan fazla orada kalmasına müsaade etmez. Afakî -uzaktan gelen- bir kimse Mekke-i Mükerreme'ye gidip bir kaç gün kaldıktan sonra Arafat'a çıkarsa orada namazını seferi olarak mı kılacaktır? Hanefi olan kimse onbeş günden az Mekke'de kalmış ise henüz mukim sayılmadığı için. Mekke'de seferi namazı -mukîm imama uymadığı takdirde- kılacağı gibi, Arafat'ta da kılacaktır. Onbeş gün ve daha fazla Mekke'de kalmış ise Mekke'de iken mukîm sayılır. Arafat'a çıktığı zaman -Hac menasikini ifa ettikten sonra memleketine dönmek niyetinde olduğu takdirde- Arafat'a çıkmak üzere Mekke'yi terk ettiği gibi seferi namazını kılacaktır. Şafiî olan kimse, Mekke'de dört günden az kalmış ise henüz seferi bitmediğinden Mekke'de seferi namazını kılabildiği gibi Arafat'a çıktığı zaman da aynı şekilde devam edecektir. Dört gün ve daha fazla Mekke'de kalmış ise mukîm sayılır. Arafat'a çıktığı zaman hacdan sonra Mekke'de kalmamak şartıyla sefere başlamış sayılır ve namazını seferi olarak kılabilir. Peygamber'! ziyaret etmek haccın farz veya vaciplerinden midir? Peygamberi ziyaret etmek haccın farz veya vaciplerinden biri değildir. Hac menasiki ile ilgisi yoktur. Hatta Peygamber'i ziyarete gitmeden haccin gereği yerine getirilirse hac sahih sayılır. Ancak Peygamber'i ziyaret etmek Cumhur-u ulemâya göre müstakil bir sünnet-i müekkededir. Peygamber (sa.) ziyaretiyle ilgili şöyle buyuruyor: "Vefatımdan sonra beni ziyaret eden, hayatımda beni ziyaret eden kimse gibidir". Başka bir hadîste de şöyle buyuruyor: "Kabrimi ziyaret eden kimse şefaatıma hak kazanmıştır". Her ne kadar bu hadîslerin senedinde inkita var ise de bu babda benzeri hadîsler çok olduğundan birbirini kuvvetlendiriyorlar. Ayrıca Peygamber (sa.) ve sahabe birinci derecede dahil olmak üzere ölüleri ziyaret etmek sünnettir. Peygamber (sa.); "Ölüleri ziyaret ediniz. O size âhireti hatırlatır" buyurur. İbn'i Ömer (r.a), herhangi bir yolculuktan sonra Medine'ye döndüğünde önce Mescid-i Nebevîye gider, sonra Ravze-i Mutahhara'ya varıp Peygamber'e, Ebû Bekir ve Ömer'e selâm verirdi. El-Hafız İbn-i Hacer şöyle der: "Peygamberi ziyaret etmek en faziletli ve ümit verici vesilelerden biridir. Başka bir şekilde inanmak İslâm halkasının boyundan çıkmasına sebep olduğu gibi Allah, Resûlüllah ve büyük ulemâya ters düşmektedir." Yalnız şunu unutmamak lazımdır ki Peygamber (sa.) en şerefli ve en büyük mahluk olmakla beraber Allah Teâlâ'dan istenilmesi gereken şeyleri ondan istemek ve onu ulûhiyet derecesine yükseltmek büyük bir hatadır. Küfre götüren bir tavırdır. Ayrıca Peyamber'in kabri etrafında dolaşmak, tavaf etmek, Ravzayı Mutahhara duvarına yapışmak, demirlerine el sürmek ve öpmek caiz değildir. AllH CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun. METİN ALKAN

YORUMLAR

Son Haberler

escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya antalya escort bayan eskiehir escort bayan istanbul escort bayan , istanbul escort , ili escort , kadky escort , istanbul escort bayan bayan , sakarya escort escort sakarya izmit escort gaziantep escort canl casino makrobet kacak iddaa