ARAYAN BULUR

Başaramadıklarımız, gerçekleştiremediğimiz hayallerimiz, gidemediğimiz üniversiteler… Kısaca içimizde ne ukte kaldıysa çocuklarımızın başarmasını beklemek gibi bir hastalığımız vardır bizim… 

Olmayı istediğimiz her ne ise, bizim için mazide kaldığından olsa gerek bunu çocuklarımızda görmek birçoğumuz için saplantı haline gelmiştir de bu gerçeği bir türlü kendimize bile itiraf edemeyiz nedense…

Bu hastalıklı ruh halimiz en çok sevdiğimiz varlıkları yavrularımızı hayatta başarısız kılar da farkında bile olmayız… Ya da farkında olduğumuz halde onları kendi hayallerimizin kurbanı olarak seçtiğimizden olsa gerek sesimizi çıkarmayız… 

Bu hastalığımızın en ciddi belirtisi hemen her ortamda çocuğunuzun başarılarından söz etmemiz, bize göre eksik ya da aksaklık varsa onlardan da başkalarını sorumlu tutmamızdır…

Yüksek notları çocuğumuz almıştır. Düşük notları öğretmen vermiştir…

Sınavlardaki başarı yavrumuzun, başarısızlık ise okul ya da öğretmenlerin suçudur…

Herhangi bir sosyal olayda ya da yarışmadaki iyi dereceler çocuğumuzun başarısı, beğenmediğimiz dereceler ise çeşitli kurum, kuruluş, kuralların suçudur…

Hepinizin bildiği gibi Cuma günü okullarımız tatile girecek. Hafta sonunda da Öğrencilerimiz için ise neredeyse hayat-memat meselesi haline getirdiğimiz Üniversiteye Giriş Sınavları yapılacak. Sıkıntı ve stres dolu günler bekliyor kısaca yavrularımızı. Bu gerçeği görmezden gelmek onlara yapacağımız en büyük kötülüklerdendir şüphesiz. Okudukları okulların, gittikleri kursların başarılı olmak adına yaptıkları baskıların yanına bir de biz ailelerin psikolojik baskısı eklenince varın durumu siz hayal edin… Geleceğimizi emanet edeceğimiz, hayatta en değerli varlıklarımız çocuklarımıza bunu yapmaya hakkımız var mı acaba? Elbette onların başarılı olmasını beklemek hakkımız. Ancaaak bunu yaparken onları kaybetmek riski ile karşı karşıya kalabileceğimizi de asla aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor diye düşünüyorum.  

O halde ne mi yapacağız?.. Öncelikle onları seveceğiz, saygı duyacağız, değer vereceğiz, “adam” yerine koyacağız… 

Dahası sevgimizi göstereceğiz ki sevildiklerinin farkında olsunlar… Saygımızı göstereceğiz ki saygıdeğer varlıklar olduklarını görsünler… Değer verdiğimizi hissettireceğiz ki değerli olduklarını bilsinler… 

Hele bir konuda başarısızlarsa, hata yaptılarsa, yanlışa düştülerse gidermek adına onları karşımıza alıp konuşacağız… Sebepleri bulup ortadan kaldıracağız ki samimiyetimizi anlasınlar…

Onları asla sınavlarla sınamamalı,  mutlu olmak için sınav sonuçlarının belirleyici olmadığına hem kendimiz inanmalı hem de onları da inandırmalıyız… Bu toplumun değerli bir bireyi olduklarının farkına varmaları için elimizden geleni yapmalıyız ki farkımızı fark ettirelim… Onların gönlümüzdeki yerlerini gösterelim… Bu satırları bir veli olarak yazdığımı söylersem sanırım daha bir anlam kazanacak… Başarı mı?.. Bu başarıdan ne anladığımıza bağlı bence. Arama zahmetini gösterirsek başarılı oldukları bir alanı da kolayca bulabiliriz bence…

Ahmet AYKOL

 

YORUMLAR

Son Haberler