Bir Gariplik Yok mu?..

Son yıllarda bir Türk Düşmanlığıdır almış başını gidiyor. Hele arkalarına AB ve ABD’yi alanlar, Moskof’un, Ermeni’nin, Rum’un tezgahına geldiğinin farkında olmayanların ağzından çıkanları kulağı duymadığı açık. “…Anayasada milletten, milliyetten söz edilemez…” diyenden tutun da vatanımızı 36 etnik guruba pay edenlere kadar önüne gelen ahkam kesiyor… Sözde Barış ve kardeşlik adına bölücülük yapıyorlar da farkında bile değiller… Aldıkları alkışların zafer sarhoşluğuna kapılanlar yazık ki burunlarının dibini göremeyecek kadar da son yıllarda şuursuzlaştılar. Kendilerini alkışlayanların Anayasalarına şöyle bir göz ucuyla baksalar durumun vahametinin farkına varacaklar ancak neredeee?..

Fransız Anayasası daha başlangıç bölümünde:” Hür milletlerin beşer kişiliğini kendilerine ram etmeye ve itibardan düşürmeğe kalkışmış olan rejimlere karşı kazandıkları Zafer ertesinde Fransız Milleti her insanın Irk, din ve inanç farkı gözetilmeksizin devri kabil olmayan ve kutsal haklara sahip olduğunu yeniden ilân eder”. Cümlesiyle apaçık Fransız Milliyetçiliği yapmaktadır… Bakmayın öyle teröristlerin haklarını savunmaya kalktıklarına. Ermenilerin uşaklığına soyunduklarına. Namlu kendilerine döndüğünde öyle hümanizm, insan hakları falan takmadıklarını Afrika’nın her karışında görmedik mi?..

Alman Anayasası ise:” Tanrı ve insanlar karşısındaki sorumluluğunun bilincinde olan, birleşmiş bir Avrupa’nın eşit haklara sahip bir üyesi olarak, dünya barışına hizmet etmek emeliyle beslenerek özgür iradesiyle hareket eden Alman Milleti, kendi Anayasa yapma yetkisine dayanarak, işbu Anayasayı kabul etmiştir.” Cümlesiyle öyle Avrupa Milleti falan tanımadığını net olarak ortaya koymaktadır… Hitler’in mirasını sözde reddedenler iş uygulamaya geldi mi Hitler’den farklı olmadıklarını apaçık ortaya koymaktadırlar. Hele şu meşhur dinleme olayında Merkel’in sözleri kulaklara küpe olacak cinstendir ancak biz anlamamakta ısrarlıyız galiba…

Hele içlerine girmek için 1959’dan buya atmadığımız takla kalmayan AB Anayasasına ne demeli!.. Bakın AB Anayasası olaya nasıl bakıyor:“Avrupa’nın kültürel, dini ve insani mirasından ilham alarak, manevi ve ahlaki mirasın bilincinde olarak, Avrupa halklarının kültürlerindeki ve geleneklerindeki çeşitliliğe ve üye devletlerin kimliklerine saygılı olarak, kiliseyle sürekli irtibatta bulunarak…” (Biz bu tanımda kendimize nasıl yer bulacağız ben anlayamadım, anlayan bilgilendirirse sevinirim!!!...) diyen Avrupalı iş Türk Kimliğine geldi mi neden saygı duymaz ya da yok etmeye çalışır anlamak istemiyorsanız yolunuz açık olsun. Çünkü AB kendi milliyetçilik yaparken bize milliyetçiliği öcü gibi göstermeye çalışıyorsa bunun altında hiç mi bit yeniği aramayacağız?..

Sözün özü; “Türk” sözüne bile katlanamayanların oyununa geldiğimiz açık… Ancak bizler bu gerçeği görmemeye karalıyız. Deve Kuşu misali başımızı kuma gömüp eskilerin deyimiyle “Gavurun Oyununa geliyoruz.” Temennim tarihin tekerrür etmemesi…

Ahmet AYKOL

 

 

YORUMLAR

Son Haberler