ÇOK YÖNLÜ BİR HEMŞEHRİM: A. KADİR USLU

A. Kadir USLU’yu, 1980’li yıllarda, Ülkücü bir genç olarak tanıdım. Gıda Mühendisliğinin üzerine İşletme Fakültesi Yönetim ve Organizasyon Bölümü diplomasına da sahiptir. Sanatçı bir kişiliğe sahip olması fikrî yakınlığımız sebebiyle onunla bugüne kadar dost olarak kaldık. Sosyal yönü kuvvetli, okuyan biridir. Önce karikatür sanatı ile ilgili öne çıktı. Bir yerel televizyonda uygulamalı karikatür okulu programı hazırladı. Halen ülke çapında hatta uluslararası çapta ödülleri olan bir karikatüristtir; bu dalda yapılan yarışmalarda jüri üyeliği yapmaktadır. MHP’de siyaset yaptığı yıllarda, bir seçim öncesi Denizli’de karikatürlü siyasetin örneğini vermişti. Konusunu benim yazdığım karikatürleri çizerek cadde ve seçim bürolarında sergilemişti. Şehrimizin ilk mizah dergisi TEBESSÜM’ün mizah yönetmeni ve yazı işleri müdürlüğünü yaptı. A. Kadir USLU, doğup büyüdüğü Kızılcabölük kasabasının MHP’den seçilmiş son belediye başkanı olmuştur. Kasabasına beş yıl içinde kazandırdığı nikâh, düğün ve toplantılarda kullanılabilecek çok amaçlı bir salon, müze, Özüstü Şiir Günleri, futbol sahası ve 3. lige yükselen ve bugünlerde grubunda zirveyi zorlayan bir Kızılcabölükspor onun başarısını anlatmaya yetecek hizmetleridir.

Ben, bu çapta bir sanatçının bir kasabada belediye başkanlığı da yapsa, bir siyasi partide siyasi çalışmalar içinde bağlanıp kalmasını doğru bulmuyordum. Teyzesinin oğlu merhum Mehmet Fevzi YENİÇERİ’nin il başkanlığında tertiplediği daraltılmış il divan toplantısında bu düşüncemi seslendirmiştim. Sanatçı, kendi hâlinde bırakılmalı, üretmesi, ürettiği eserlerle hem fikrine hem de ülkesine hizmet vermeli, bu yönüyle desteklenmeliydi. Bu düşünce doğrultusunda ben de siyasi çalışmamı kısa tutmuş, çocuk edebiyatı ağırlıklı yazmaya ve üretmeye daha çok zaman ayırmıştım; halen aynı anlayışla yazıyorum.

 

Denizli büyükşehir olunca Kızılcabölük, Tavas’ın bir mahallesi yapıldı. Belediye kapatıldı. A. Kadir USLU da sanat hayatına döndü. Fotoğrafçılık kursuna katıldı, bir fotoğrafı bir sergide yer aldı. Ney ve resim eğitimi kurslarında kendini yetiştirdi.

Lunaparka Gidelim (çocuk öyküsü), Günlük (Anılar), Tarım Takvimi, Şükrü Tekin Kaptan Hayatı Eserleri ve Bibliyografyası eserlerini sahibiydi. Bunların üzerine; ekseriyeti Kızılcabölük’ü konu edinen anılara yer verdiği Aydınlık Sineması, Kar Vakti ve Hüsnü Yusuf adlı ses ve ödüller getiren hikâye kitaplarını yayımladı. Kar Vakti adlı eserinde yer alan “Vakitsiz Tayin” adlı hikâyeyi –bir eğitimci olarak konusu dikkatimi çektiği için- özetleyerek ilginize sunuyorum:

“Ramazan Zeybek (A. Kadir Uslu’nun kayınpederidir), 1957 yılında öğretmen bekleyen Güzelpınar köyüne tayin edilmiştir. Bakımsız okul binasının ve hemen yanındaki lojmanın çatısı çökmüş, kiremitleri kırılmıştır. Ramazan öğretmen, eksik malzemeleri tespit ettirir. Köy Enstitüsü mezunu olduğu için bir yapı ustasıdır aynı zamanda. Köylülerin ve yetişkin öğrencilerin yardımıyla dilmeleri keser, çakar. Kiremitleri döşer. Az bir yeri kalmış, ancak kiremitler eksik gelmiştir. Lojmanın üzerindeki sağlam kiremitleri getirterek açık kalan son kısmı da örtmeye çalışmaktadır. İşte o anda okulun yanına kadar bir resmi araç gelmiş, içinden inenler okula girerler, badanası ve temizliği yapılarak eğitim öğretime hazırlanmış derslikleri görmüşlerdir. Gelen, Denizli Valisi Vefki Ertür’dür. Kendini tanıtır ve sorar:

-Niçin lojmanın üstündeki kiremitleri okulun çatısına koyuyorsun.

-Derslerin bir an önce başlaması için… der Ramazan öğretmen. Ben nasıl olsa köyde başımı sokacak bir ev bulurum. Kiremit siparişi verdik. Lojmanın da çatısını kapatacağım.”

 

Hâlen YAZAR-BİR (Egeli Araştırmacı ve Yazarlar Birliği) Genel Başkanı olan A. Kadir USLU’nun şiirle de ilgilendiğini bilmiyordum. Şairlik yönünü, 2018 içinde “Aşkı Buldum” adıyla kitaplaştırınca öğrendim. Mizahla tatlandırarak yazdığı şiirlerini de hikâyeleri gibi severek okudum. İşte, masal ve mizah tatlarındaki “Güllü Lokumum” şiirinin son satıları:

“Kendimden bile sakladığım sırrımdın / Sevdamı kuşa söyledim / Kuş bu ya / Kuşlara söylemiş / Kuşlar gitmiş / Ellere demiş / Üzgünüm / Sır gitti / Büyü bitti / Sana bile söyleyemediğim / Sevdam böyle bitti”

İşte, bir köşe yazısında bu kadar anlatabildiğim A. Kadir USLU bu… “Sanatçı da bir insandır. Ülkesini ve milletini herkesten çok dert edinir. Onun da fikri, düşüncesi, demokratik hayatta gönül verdiği bir partisi olacaktır. Sanatçının, siyasi çalışmaların dar kalıpları içinde kısıp kalacağına kendi hâlinde bırakılması ve eserlerinin desteklenmesi gerekir” düşüncesini taşıyor olmamda haklı değil miyim?

-Hasan KALLİMCİ-

YORUMLAR

Son Haberler