DENİZLİNİN NABZI(82)

İKRÂH (KORKUTMAK) ve HİCR (YASAKLAMAK)-3

Kıymetli Yeni Olay Gazetesi okuyucularım! İbni Âbidînde diyor ki, (İki imâma göre, sefîh olan ya’nî, nafaka te’mîn ederken, malını isrâf eden, ya’nî ahkâm-ı islâmiyyenin ve aklın uygun görmediği lüzûmsuz yere harc eden ve harâmlara sarf eden âkıl ve bâlig kimse de, çocuk gibi, hâkim tarafından hicr edilir. Fetvâ da böyledir. Lüzûmsuz yere hayra da verse, meselâ câmi’ yapmakda isrâf etse, sefîh olur. İçki, zinâ gibi mal sarfı olmıyan günâhları yapana sefîh denmez, fâsık denir. Alış-verişde fazla aldanan da sefîh sayılır. İslâmiyyetden ayrılmak için hîle-i bâtıla öğreten hocalar, câhil tabîb ve eczâcılar ve hîleli iflâs yapan tüccârlar, câhil hâkimler, hîle yapan satıcılar, ihtikâr yapanlar, hicr edilir. İşlerinden men’ edilir. Câhil, fâsık müftîler de hicr edilir.) (Mecma’ul-enhür)de diyor ki, (İki imâma göre, borclu, alacaklının talebi üzerine, hicr olunur. Hâkim, borcluyu habs etdikden sonra, onu hicr eder. Sonra, onun bilgisi ile, onun mallarını satdırarak, nafakası lâzım olanların nafakasını öder. Geri kalan ile borclarını öder. Parası yetişmezse, ihtiyâcından fazla olan eşyâsını satar. Bu da yetişmezse, ihtiyâcından fazla olan binâlarını satar. Fetvâ böyledir). Hicr edilmiş olan, sefîh veyâ iflâs etmiş kimsenin, nikâhda ve talâkda sözü geçer. Çünki evlenmek masrafı, ihtiyâc eşyâsındandır. Zekât olarak malının kırkda birini ayırması için, kâdî [ya’nî hâkim], sefîhe malını teslîm eder. Fekat, bu arada, uygunsuz yere sarf etmemesi için, yanında emîn birini bulundurur. Hacca gitmesine de mâni’ olunmaz. Yol parasını isrâf etmesin diye, emîn birine teslîm olunur. Baba, ced, çocuğa velî olur, sefîh adama olmaz.Reşîd olmıyan çocuk, bâlig olunca, malını kullanmağa hak kazanır. Fekat, rüşdü ya’nî sefîh olmadığı görülmezse, yirmibeş yaşına kadar, malı kendine verilmez. İki imâma ve üç mezhebe göre, rüşdü görülmedikce, ihtiyârlasa dahî, malı verilmez. Malında tesarrufu, hâkimin izn verdiği kadar sahîh olur. Bir kimse reşîd olduğunu söylese, alacaklıları da, sefâhetden kurtulmadı deseler, iki taraf da şâhid gösterse, kâdî rüşdünü kabûl eder.Oniki yaşını dolduran oğlan ve dokuz yaşını dolduran kız, bâlig olduğunu söylerse, kabûl edilir. Söylemezlerse, onbeş yaşını doldurunca bâlig kabûl edilirler. Çocuğun velîsi, üçüncü kısm üçüncü ve dördüncü maddede bildirilmişdir.Ölüm hastası, küçük çocuğuna bırakacağı malını, bu çocuğun ihtiyâclarına sarf etmesi için birini vasî ta’yîn edince, çocuk âkıl bâlig oldukda, reşîd olmadıkca, vasîden malları alamaz. Vasînin, erkek çocuğu nikâh yapmağa hakkı olmadığı gibi, kız çocukla mahrem olamaz. Evlâdlık edinenlerin, buna dikkat etmeleri lâzımdır.Ölüm hastası, vasıyyetini yerine getirmek veyâ küçük çocuğuna bakmak için birini vasî ta’yîn etse, bu da vasî olmağı kabûl etse, hasta öldükden sonra, vasîlikden vazgeçemez. Yetîm için babasının veyâ ceddinin veyâ hâkimin ta’yîn etdiği vasî, yetîmi, yalnız malını tasarruf etmek için evlâd edinmiş olur. [Bir adam, bir kızı (Evlâd edinmek) ile, kendi kızı gibi olamaz. Her zemân kendisine yabancıdır. Büyüdüğü zemân, onun, elinden, yüzünden başka yerlerine bakamaz ve dokunamaz. Kızın, bu adamdan da örtünmesi lâzım olur. Bu adam bununla evlenebilir ve oğlu ile evlendirebilir.Bununla sefere gidemez ve halvet yapamaz. Birbirlerinden mîrâs alamazlar. Bir adamın evlâd edindiği oğlan da böyledir. Bâlig oldukdan sonra, bu adamın zevcesine ve kızına yabancı olur. Bu kızla evlenebilir. Bu oğlan evlenirse, zevcesi bu adamın gelini olmaz. Yabancı bir kadın olur. (El-halâl vel-harâm)da diyor ki, (Yabancı çocuğu kendi öz evlâdı olarak i’lân etmek harâmdır. Ahzâb sûresinin dördüncü âyeti ile yasak edilmişdir). (Kâdîhân)da diyor ki, (Bâliga kız veyâ velîsi, noksân mehr ile veyâ küfvü olmıyana nikâh için tehdîd edilse, sonra bunu fesh edebilirler).]Devam edecek.

YORUMLAR

Son Haberler