DENİZLİNİN NABZI(87)

UKÛBÂT (Cezâlar)-10

Kıymetli Yeni Olay Gazetesi okuyucularım! Ta’zîrin çoğunda, Allahü teâlânın hakkı ve kul hakkı birlikde vardır. Fekat kul hakkı dahâ çokdur. Kazfde de iki hak karışıkdır. Fekat, kazfde kul hakkı dahâ azdır. Bunun için, hadler afv edilmez. Ta’zîr ise, incitilen kimsenin afv etmesi ile sâkıt olur. Fekat, kul hakkını hâkim afv edemez. Bir kimse, birini çeşidli kelimelerle veyâ birkaç kişiyi bir kelime ile söğse, herbiri için ayrı ayrı ta’zîr olunur. Çünki kulların hakları birbirleri yerine geçmez. Had cezâları ise tedâhul eder. Ta’zîrde, söğen inkâr ederse, yemîni kabûl edilerek, afv olur. Yabancı kadını öpmek ve günâh işlenen yerde bulunmak gibi ta’zîr lâzım gelen ba’zı suçlarda, yalnız Allah hakkı bulunduğu için, ta’zîr edilmesi afv ve yemîni kabûl edilmez. Bunu yalnız devlet reîsi afv edebilir.Nemâz kılan biri, eli ile veyâ dili ile insanları incitiyorsa, bunu ıslâh için devlete haber vermek câizdir. Yalnız Allah hakkı olan ta’zîrlerde, âdil bir kimsenin haber vermesi ile hâkim ta’zîr eder. Çünki, kul hakkı karışmıyan suçlarda hâkim kendi bilgisi ile karâr verebilir. Haber, yazı ile verilebilir.Şerâb, içki satın alan, içen ve nemâz kılmıyan habs olunur ve döğülür, sonra çıkarılır. Adam öldürmekle, hırsızlıkla, insan döğmekle ittihâm olunan, tevbe etdiği hâlinden anlaşılıncaya kadar uzun süre habs olunur. Çünki, bunun zararı herkesedir. Öncekilerin ise, kendilerinedir. Zimmîye söğen müslimân ta’zîr olunur. Zimmîye söğmek günâhdır. Yehûdînin, mecûsînin yüzüne karşı, yâ kâfir demek günâhdır. Onlar kendilerini kâfir bilmiyor. Kâfir denilince inciniyorlar.Kadının, zevcine karşı, meşrû’ olan zînetlerini giyinerek, takarak güzel koku sürünerek süslenmesi lâzımdır ve çok sevâbdır. Bunu bildiren hadîs-i şerîfler, (Şir’atül-islâm şerhi) 465. ci sahîfesinde de yazılıdır. Süslenmezse ve gusl abdesti almazsa, haksız yere evden iznsiz çıkarsa, yatağına gelmezse, küçük çocuğunu ağlayınca, döğerse, zevci buna nasîhat verir. Nasîhati dinlemezse veyâ zevcine söğerse, nâ-mahreme yüzünü açarsa, âdetden fazla malını iznsiz verirse, had cezâsına girmiyen herhangi bir günâhı işlerse, zevcin bunu ta’zîr etmesi, ya’nî açık eli veyâ mendil ile hafîf vurması câiz olur. Başka sebeblerle hafîf dahî vuramaz. [Kadının yüzü avret değil ise de, fitneye sebeb olursa, örtmesi lâzım olur.] Nemâz kılmadığı için ta’zîr etmez. Çünki, nemâzın fâidesi zevc için değildir. Baba bâlig olmıyan oğlunu nemâz kılmadığı ve oruc tutmadığı için ta’zîr eder. Ana ve vasî de, baba gibidir. Büyük oğul, yabancı gibidir.Anası, babası günâh işliyen çocuk, bunlara bir kerre nasîhat eder. Kabûl etmezlerse, susar. Onlara düâ eder. Genç ve dul anası, düğünlere, fitne olan yerlere giderse, oğlu men’ etmez. Hâkime haber verir. Hâkim men’ eder.Çocuğun, Kur’ân-ı kerîmi, edebleri ve farzları, harâmları, Ehl-i sünnet i’tikâdını öğrenmesi için babası ikrâh eder, zorlar. Çocuğunu döğdüğü işlerde, yetîmi de döğebilir. Çocuk ve zevce sopa ile döğülmez. El ile, mendil ile vurulur. Ayakla, yumrukla vurulmaz. Kul hakkı olan suçlarda, çocuk ta’zîr olunur. İçki, zinâ, sirkat gibi, yalnız Allahü teâlânın hakkı olan suçlar için çocuk ta’zîr edilmez.Hâkimin had ve ta’zîr cezâsı verdiği suçlu, cezâlandırılırken ölürse, kimse mes’ûl olmaz.Zevc, zevcesini ve mu’allim talebesini ta’zîr ederken ölürse, tazmîn eder. Çünki, zevcin ta’zîri vâcib değil, mubâhdır. Ya’nî, islâmiyyet erkeğin zevcesini döğmesini aslâ emr etmemişdir. Hafîf vurmasına izn vermişdir. Zevcesini aşırı döğen zevc ve talebesini aşırı döğen mu’allim ta’zîr olunur. Haksız yere, hafîf döğerlerse de ta’zîr olunurlar. Dünyâ menfe’ati için, meselâ bir kız ile evlenebilmek için [veyâ midye gibi ve elektrikle öldürülerek leş olmuş hayvan gibi harâm şeyleri yiyebilmek için] mezhebini değişdiren ta’zîr olunur. Çünki, müctehid olmıyan kimsenin, dünyâ menfe’ati için, mezhebini değişdirmesi günâhdır. Dînini ve mezhebini beğenmemiş olur. Birinci kısm, Tam İlmihal Seaadet-i Ebediyye kitabının 54. cü madde, 3. cü sahîfesine bakınız! Devam edecek.

YORUMLAR

Son Haberler