DEPREM!..

Zaman zaman gündeme gelse de genelde göz ardı ettiğimiz ancak 3-5 yıla bir sakın beni göz ardı etmeyin dercesine ansızın gündeme gelen bir ülke gerçeğimizdir deprem. Hem de öyle sessiz sedasız değil büyük bir gürültüyle… Yüzlerce insanımızı aramızdan alıp götürüveriyor. Ülkemizin zaten zor olan ekonomik şartlarını biraz daha zorlaştırıyor. Depremden sağ kurtulan vatan evlatları bir süre sonra kaderleri ile baş başa kaldığında sağ kurtulduklarına neredeyse pişman oluyorlar. Ancak işte o zaman seslerini duyurmaları oldukça zor oluyor. Çoğu zaman o kadar büyük gürültüyle kaybettiklerinden fazlasını sessiz sedası kaybediyorlar da hiç birimizin haberi bile olmuyor. Malum kaderci bir milletiz. Allah’tan geldi deyip işin içinden çıkıveriyoruz. Ne yazık ki henüz dünyada hiçbir ülke depremi önceden haber veren bir teknolojiye sahip değil. Üzerinde çalışıyorlar ama müspet sonuçlar henüz elimizde yok. Bilim adamlarına göre “Deprem öldürmez, bina öldürür!” gerçeği karşımızda dururken biz binalarımızı sağlamlaştırma konusunda realist davranmıyoruz ya da davranamıyoruz. Deprem gerçeği ile yaşamayı öğrenmek yerine her depremden sonra suçlu peşinde koşuyoruz. Siyasiler kendilerinden öncekileri, yerel yönetimler çarpık kentleşme ve yapı-denetimleri, Yapı denetimler mühendisleri, mühendisler müteahhitleri, onlar inşaat sahiplerini… liste uzayıp gidiyor. Ama suçluya ulaşmak ne mümkün? Sonunda en gariban, savunmasız kalan küçük de olsa bir ceza alıyor da rahatlıyoruz. Ülkemizin deprem mazisi oldukça kabarık. Bu depremlerde binlerce insanımızı kaybetmişiz. Ülkemizin maddi kaynaklarını heba etmişiz. Düne göre daha bilinçli olmamıza rağmen beklide konuya yeterince bilimsel yaklaşmadığımızdan olsa gerek çok da yol aldığımız söylenemez… Günümüz şartlarında da deprem karşımızda bir realite olarak duruyor. O halde tek yapmamız gereken onunla birlikte yaşamayı öğrenmek. Binalarımızı, işyerlerimizi, köprülerimizi, yollarımızı, eğitim kurumlarımızı kısaca yaşam alanlarımızın tamamını depreme dayanıklı hale getirmeliyiz. Bu konuda taviz vermemeliyiz. Seçim yaklaşıyor artık kaçak kat çıkabiliriz mantığını biran önce yok etmeliyiz. Deprem anında yapılacaklar konusunda halkımızı bilinçlendirmeli, bu konu ile ilgili devlet birimleri de yapacakları konusunda her an hazır hale getirilmelidir. Özellikle bina, yol, alt yapı, köprü gibi yapılar ile ilgili devlet kurumları, belediyeler, yapı-denetim firmaları işbirliği içerisinde bulunmalıdır. Devlet malı deniz yemeyen domuz mantığındaki insanlardan bir an önce kurtulmalıyız. En önemlisi de devlet sosyal devlet olmanın yükümlülüklerini yerine getirmeli, kendisi ev yapamayacak durumda olanlara yardımcı olmalıdır. Ya depreme dayanıklı sağlıklı binalar yapıp bu durumdaki insanlara uygun ödeme planlarıyla sunmalı ya da malzemesini sağlayıp kontrolünü doğru düzgün yaparak sağlıklı yaşam alanları oluşturulmasında üzerine düşeni yapmalıdır. Yoksa biz daha çoook kaybettiklerimize gözyaşı dökmek, kayıp aramak, dünyadan yardım beklemek, kendi aramızda kampanyalar düzenlemek zorunda kalırız… Ahmet AYKOL

YORUMLAR

Son Haberler

escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya antalya escort bayan eskiehir escort bayan istanbul escort bayan , istanbul escort , ili escort , kadky escort , istanbul escort bayan bayan , sakarya escort escort sakarya izmit escort gaziantep escort canl casino makrobet kacak iddaa