DİNİMİZ İSLAMDA SOYUMUZ  VE ONU SEVMEK

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Günümüzde bazı insanlar bilerek ya da bilmeyerek İslam’da soy meselesini yanlış bir şekilde yorumlamakta ve insanları Kur’an-ı Kerim’e karşı gelmekle suçlamaktadır. İnsanların soylarıyla neredeyse bütün ilişkisini kesmesini tavsiye eden bu insanlar, kişinin soyunu düşünmesini ve onun için iyi dileklerde bulunmasını küfür gibi görmektedirler. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’e soy ile ilgili birçok aydınlatıcı ayeti görmemiz mümkündür. Mesela Bakara suresinin 124. ayetinde Hz İbrahim’e “Ben seni insanlara önder yapacağım” diyen rabbimize Hz. İbrahim şöyle söylemektedir: “Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)”Hubb; dostluk ve sevgi, buğz ise bunun zıddıdır. Kişi, bir kimseyi, ya malı, ya güzelliği, ya asaleti, ya soyu, ya şahsi bir menfaati, ya dünyevi bir isteği veya geçici bir değer için sever.
Bütün bunlar, sevgi ve nefret sebeplerini sınırlandıran bir din olan İslam’da istenilmeyen şeylerdir.
Bu yüzden Müslüman, bir kimseyi ancak hak dine mensup olduğu için sever, veya batıl bir dine mensup olduğu için buğz (nefret) eder.
Efendimiz Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; “Şu üç şey kimde bulunursa, imanın tadını alır; Allah’ı ve Rasulünü, bu ikisi (Allah ve Rasulü) dışında her şeyden daha fazla sevmek, bir kimseyi yalnızca Allah için sevmek ve ateşe atılmaktan tiksindiği gibi küfre düşmekten tiksinmek.”
Bunun için Müslüman, peygamberleri, velileri, sıddıkları, şehitleri ve Salihleri sever. Zira onlar, Allah’ın sevdiklerini yapmışlar ve bu sebeple Allah için sevilmişlerdir. Bu da sevileni (Allah’ı) sevmenin kemalindendir.
Kafirleri, münafıkları, bidat ve isyan ehlini ise sevmez, nefret eder. Zira onlar Allah’ın sevmediği şeyler yapmışlar ve onlara Allah için buğz edilmiştir.
Kim böyle yaparsa Allah için sevmiş ve Allah için buğz etmiştir. Allah ona yeter ve O ne güzel Vekildir.
Bil ki, Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek, birkaç açıdan “Vela (mü’minlere dostluk) ve bera (müşriklerden uzaklaşmak)” ile farklıdır;
1- Vela(dostluk) ve Bera(uzaklaşma) temeldir, sevgi ve buğz ise bunları kemale erdirici hasletlerdir.
2- Sevgi ve buğz, “vela ve bera”nın gereklerindendir. Ama vela ve bera, sevgi ve buğzun gereklerinden değildir.
Bu konuyla ilgili diğer ayet-i kerimeler ektedir:
 “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.” (Bakara Sûresi:128)
 Şüphesiz, Allah, Adem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Âl-i İmrân Sûresi:33-34)
 Onu doğurunca, “Rabbim” dedi, “Onu kız doğurdum.” -Oysa Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- “Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum.”(Âl-i İmrân Sûresi:36)
 Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir. (En’âm Sûresi:133)
 “Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.” (İbrahim Sûresi:40)

İşte bunlar, Adem’in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim’in, Yakub’un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân’ınâyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı. (Meryem Sûresi:58).Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.         

METİN ALKAN

                  

YORUMLAR

Son Haberler