Dosta dost olmak gerek 

Sevgili dostlar,   

           Çölde yolculuk eden iki dost hakkında bir hikâye anlatılır.

Yolculuğa çıkan iki dost, yolculuğun bir aşamasında tartışırlar. Biri ötekine bir tokat atar. Tokadı yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez. Kum üzerine şu sözleri yazar:

“BUGÜN EN İYİ DOSTUM BANA BİR TOKAT ATTI.”

Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokadı yiyen

 yıkanırken bir batağa saplanır. Boğulmak üzereyken dostu tarafından kurtarılır. Boğulmak üzere olan dost, kurtulduktan sonra bir kaya parçası üzerine şu sözleri yazar:

“BUGÜN EN İYİ DOSTUM BENİM HAYATIMI KURTARDI.”

Tokadı vuran, sonra hayatını kurtaran dost şöyle der:

            “Senin canını yaktığımda, bunu kum üzerine yazdın ama şimdi kayaya yazıyorsun neden?  Öbür dost şöyle cevap verir:

           “Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgârı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize iyilik yaparsa onu kayaya kazıyalım ki onu hiçbir rüzgâr yok etmesin.

Denilir ki özel birini bulmak, bir dakikamızı alır, onu değerlendirmemiz bir saatimizi alır,  onu sevmek bir günümüzü alır, sonra onu unutmak bir ömrü alabilir. Gülümseyene nazik olabiliriz. Zamanı gözetmeden yardıma ihtiyacı olana yardım edebiliriz. 

Gerçek dost: 

               Yardım etmek için erken gelir, iyi olduğunu görünce gider. Daima bizim arkamızdadır. Zevklerimize hitap eder. Zayıf yönlerimizi örtmeye çalışır. Sıkıntımız olduğunda yanımızda olur. Bize huzur vermeye çalışır.

Sevgili dostlar,

         İncinmelerimizi kuma,  gördüğümüz iyilikleri de kayalara kazımayı öğrenmeliyiz.

Dosta dost olduğumuzda, küçük adımların sonraları büyük adımlara dönüşebileceğini unutmayalım. Kaybedilen zaman geri gelmiyor. Dosta dost olalım ki hedefler büyüsün.

  Hayatınızda gerçek dostlar bulabilmeniz dileğiyle, her şey gönlünüzce olsun!..

  Salih KOCABAŞ

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Son Haberler