MADDE

Yıldızların birbirinden uzaklığını kavrıyamadığı gibi, milimetrenin milyarda biri kadar olan elektron mesâfelerini de şübhesiz anlıyamaz. Hele Peygamberlerin büyüklüğünü, Allahü teâlânın sıfatlarını hiç kavrıyamaz.ATOM: Elektronlar, fezâdaki yıldızlar gibi mecmû’alar meydâna getirir. Elektron manzûmelerine atom diyoruz. Güneş sisteminde olduğu gibi, atom da, karışık bir teşekküle mâlik ve atom çekirdeği dediğimiz, ortada bulunan bir güneş ile, bu güneş etrâfında, seyyâreler gibi dönen, elektronlardan yapılmışdır. Çekirdeğin çapı, bütün atom çapından 100.000 def’a küçükdür. Bir elektronlu, iki veyâ üç veyâ sıra ile yüzbeş elektronlu atomlar vardır. Bu atom sistemlerinden herbiri, husûsî ve müstekıl hâssalara mâlik olup, birer basît cismi (Elemanı) meydâna getirir. Erd küresi yüzbeş muhtelif elemandan yapılmışdır. Atomlar, bir elektrondan binlerce dahâ büyük oldukları hâlde, tesavvur edilemiyecek kadar küçükdür. Hava balonlarının doldurulmasında kullanılan Hidrogen gazının bir gramında yüzellibin kerre trilyon [bilyon] atom vardır. Böyle bir rakamı yazmağı ve hattâ düşünmeği kim ister? Allahü teâlânın sayılamıyacak kadar çok olan hikmetlerinden biri de şudur ki, atomun insan büyüklüğü yanındaki hacmi, insanın güneş büyüklüğüne nisbeti gibi olup, bu nisbet 1028 dir. Ya’nî 1028 atom bir insanı, 1028 dâne insan da, güneşi meydâna getirir. Demek ki, insanın kâinâtdaki mevkı’i, güneş büyüklüğü ile, atom büyüklüğü ortasındadır.Kimyâ reaksiyonlarında, hiçbir atom parçalanmıyor. Bunun için, elli sene evveline kadar, kimyâgerler (Atom, maddenin bölünemiyen en küçük parçasıdır) dedi. Hâlbuki bugün (Çekirdek reaksiyonları) denilen hâdiselerde, atomun çekirdeği parçalanıyor, atom bölünüyor. Bugün, bölünemiyen en küçük parçalar, atomların çekirdeğinin yapı taşı olan (Proton) ve (Nötron) ismindeki dâneciklerdir. Bölünemiyen parçanın var olduğunu, islâm âlimleri, asrlarca önce isbât etmiş ve böyle dâneciklerin varlığına inanmak lâzımdır demişlerdir. O hâlde bugün de, bölünemiyen parça, ya’nî (Cüz’i lâ yetecezzâ) vardır. Fekat bu, atom değil, proton ve nötrondur.ŞUÂ’LANMA (Strahlung): Bir seyyâre, güneşe ne kadar yakın ise, güneş etrâfında o kadar hızlı döndüğünü biliyoruz. Elektronlar da, atom çekirdeğine olan uzaklığına göre değişen hızla çekirdek etrâfında döner. Elektronların çekirdekden uzaklıkları, bir milimetrenin milyarda biri kadardır. Ya’nî çok az olduğundan, hızları, pek fazladır. Mahrekleri etrâfında bir kerre dönme müddeti, Erdımızın üçyüzaltmışbeş veyâ Utâridin seksensekiz gününe nazaran ek azdır. Ya’nî sâniyede 1000-150.000 km yol alırlar ki, bu sür’atle giden bir tren, bir sâniyede Haydarpâşadan Erzuruma birkaç kerre gidip gelebilir. Demek ki, elektronlar, çekirdekleri etrâfındaki küçücük yollarında, bir sâniyede, milyarlarca def’a dönmekdedir. Atom çekirdeğinin çapı, en küçük elektron yörüngesinden yüzbin def’a küçük olduğundan, atomların içi boşdur. Bir nokta sâniyede enaz yirmi devr yapınca, hayâlimizde dâire gibi görünür. Elektronlar çok hızlı döndüğü için, atomların içi dolu sanılıyor. Boşluk olduğu hâlde, maddelerin hayâlimizde dolu sanıldığını ilk olarak yazan, İmâm-ı Rabbânî hazretleridir “rahmetullahi teâlâ aleyh”. Bir atom, devri milyonlarca olan, ya’nî mu’azzam kuvvetli bir dinamo demekdir. Bu kuvveti atomdan çıkarabilirsek, şimdiye kadar tanıdığımız kuvvetlerin üstünde bir enerjiye mâlik oluruz. Bir kuruş kadar bir bakır parçasının atomları, mikrodinamosunda mevcûd kudret ile, ellibin tonluk bir gemiye birkaç def’a devr-i âlem seyâhati yapdırabilir. Bir kahve kaşığı kömür tozunu yakmadan, atomunu parçalamak sûreti ile, bütün İstanbul şehri en soğuk bir kışda bir hafta ısıtılabilir. Atom dinamosundaki enerjinin elde edilmesi, ma’den kömürü ocakları fe’âliyyetine ve petrol sanâyi’ine son verecekdir. Bugün, keşf edilmiş olan atom enerjisi başkadır. Çekirdekdeki enerjidir.Devam edecek

 

YORUMLAR

Son Haberler