MEYYİT(8)

Su bulunmadığı zemân, teyemmüm yapdırılıp, nemâzı kılınır. Sonra su bulunursa, yıkanır. Fekat, nemâzı tekrâr kılınmaz. Diri insan da, su bulunca tekrâr kılmaz. Ölü yıkayacak kimsenin, önce gusl abdesti alması müstehabdır. Cünübün ve özrlü kadının yıkaması mekrûhdur. Cenâze yıkanmış su, (Mâ-i müsta’mel) olur. Necs, pis olur. Bunun için, yıkayanların üstüne sıçramaması, peştemâl sarınmaları lâzımdır. Cenâze, yıkandıkdan sonra temiz olur.

(Bahr-ür-râık)da diyor ki, meyyitin kefeni, diri iken giydiği gibi yapılır. Bunun için fakîr kadınlara (Kefen-i kifâye) olarak izâr, lifâfe ve himâr sarılır. (Tebyîn-ül-hakâik)da diyor ki, (Kadının kefen-i kifâyesi, izâr, lifâfe ve himârdır. Çünki, hayâtda iken, en az giydiği bunlardır. Bunlarla nemâz kılması, kerâhetsiz câizdir). (Halebî-i kebîr)de diyor ki, (Kadınlar Der’ ile örtünürdü. Önü göğse kadar açıkdı. Ayaklara kadar uzundu). [Görülüyor ki, Selef-i sâlihîn zemânında, müslimân kadınları, antâri, geniş uzun manto ve baş örtüsü ile örtünürlerdi. Çarşaf dediğimiz iki parça ile örtünmezlerdi.] Erkeğin kefeni üç parça olmak sünnetdir:

1 — İzâr: Başdan ayağa kadardır. Genişliği bir metreden fazladır.2 — Kamîs [antâri gibi uzun gömlek]: Bunun uzunluğu omuzlardan ayaklara kadar olan uzunluğun iki katıdır. Bu uzunluk, ortadan ikiye katlanıp, kat yerinden, baş geçecek kadar, düz kesilir. Kol ve etek yerleri kesilmez.3 — Lifâfe: Başdan ve ayaklardan aşırı uzunlukda olup, dahâ genişdir. Baş üstünden ve ayak altından ucları büzülüp, bezle bağlanacakdır.(Berekât)da diyor ki, (Meyyitin başına imâme [sarık] sarmanın mekrûh olduğu, seyyid Şerîf Cürcânînin (Şerh-ı Sirâcî)sinde de yazılıdır. Tabut üzerine sarık sarmak ve süslü şeyler koymak da mekrûhdur. Kefenin üçden fazla olması câiz olur ve olmaz demişlerdir. İmâm-ı Rabbânî bid’at olur buyurmakdadır. Kefenin, yeni, temiz, kıymetli olması sünnetdir. Zenginliğine uygun kefen yapılır. Beyâz pamuklu [patiska] olması sünnetdir. Erkeğe ipek kefen harâmdır. Tabutunu da ipekle örtmek harâmdır. Kadınlara ipek câizdir. Kefenin, meyyitin kendi halâl malından olması, başkasının vermesinden dahâ iyidir. Diri iken halâl kefen hâzırlamak iyidir. Zemzem ile yıkanmış kefen Hanefîde câiz, Şâfi’î mezhebinde harâmdır. Hanefî mezhebinde, kuruyunca zemzemin hepsi gider. Şâfi’îde ise, eseri kalıp, meyyitin kanı, irini ile kirletmeğe sebeb olur. Besmele-i şerîfeyi, âyet-i kerîmeleri, muhterem ismleri kefene yazmak ve kabre koymak câiz değildir.Sâlihlerin, Velîlerin çamaşırından, elbisesinden kefen yapmak veyâ kefen içine, yüzüne, göğsüne koymak fâideli olduğu (Ma’sûmiyye) cild 1, üçüncü mektûbunda da yazılıdır.Kadının kefeni beş parça olmak sünnetdir: Kamîs, izâr, lifâfe, himâr ve göğüs bezi. Himâr, baş örtüsü olup, yetmişbeş santim kadar uzundur. Uçları yüze sarkıkdır, başa sarılmaz. Göğüs bezi: Omuzdan dize kadardır.Devam edecek.

 

YORUMLAR

Son Haberler