ORTADOĞU HÜZÜNLÜ

Sevgili dostlar,

            Ortadoğu tarih boyunca değişik milletlere üzerinde barındırmıştır. Birçok savaşlar olmuş, nice canlar yok olup gitmiştir. Osmanlı İmparatorluğu kurulduktan sonra Ortadoğu ya İslam yaşayışıyla gitmiş, orada yaşayanların dinine diline ve milliyetine karışmamıştır. Uzun yıllar herkes kendi yaşamının devam ettirmiş, topluluklar kardeş gibi yaşamışlardır. 

             Dünyaya hâkim olan Osmanlı İmparatorluğu nun dostu da vardı, düşmanı da vardı. Güçlü olduğu zamanlarda herkes barış içinde yaşadı. Osmanlı İmparatorluğu nun zayıflama dönemine girdiği andan itibaren, pusuda bekleyen düşmanlar (Batılı güçler) harekete geçip Ortadoğu da yaşayan Müslüman halkı Osmanlı ya karşı ayaklanmaya teşvik etmişlerdir. 400-500 yıl boyunca kardeş gibi, huzur içinde yaşayanlar nedense bir anda Osmanlı ya düşman kesilmişlerdi. Osmanlı ya ihanet etmenin faturası onlar için sonraları ağır olacaktı. 

             Osmanlı İmparatorluğu nun terk ettiği yerlere emperyalist güçler yerleşti. Kısa zaman sonra Ortadoğu ya vaatlerin değil baskı ve sömürünün geldiğini anladılar ama iş işten geçmişti. Yakın zamanda Ortadoğu da Hâkim güçler küçüklü büyüklü birçok devlet kurdular. Amaç Ortadoğu yu daha kolay yönetebilmekti. Böylece Ortadoğu nun zenginlikleri daha iyi sömürülecekti. Nitekim öyle de oldu. Emperyalist güçler halen burayı sömürmektedirler. Ortadoğu yu daha iyi sömürebilmek için tekrar Arap Baharı adı altında halk hareketi başlatmışlardır.

             Arap baharı 2010 yılından günümüze kadar halk hareketleri olarak devam edegelmiştir. Bazı ülkeler Arap baharını ağır faturalarla atlatsa da atlatamayan Arap ülkeleri bölünme ile karşı karşıya kalmışlardır. Yanı başımızda önce Irak, şimdi de Suriye bölünme tehlikesi ile karşı karşıyadır. 

             Arap Baharı nda bilemiyorum ama milyonlarla ifade edilen can kayıpları olmuştur. Demokrasi götüreceğiz safsataları sonucu Ortadoğu ya savaş gelmiş, bunun sonucu bu bölgeye dram, acı, hüzün hâkim olmuştur. Gelen gider mi? Hayır gitmez, Şu anda Irak ve Suriye de emperyalist güçler var. Gideceğe de benzemiyorlar.  İnsan Hakları ve diğer kurum ve kuruluşlar Arap Baharına seyirci kalmışlardır. Bazı zengin Arap ülkeleri de seyirci kalmıştır.

            Ortadoğu da zevki sefa içinde yaşayan bazı ülkeler, acının, hüznün hâkim olduğu yerlerdeki feryatlara sağır olmuşlardır. Baktığımızda bunların çoğunun Müslüman ülkeler olduğunu görüyoruz. Üzülmemek elde değil, burada yaşayan ülkelerin hemen kendilerini toparlamaları gerekiyor. Yoksa kan ve gözyaşı uzun yıllar akmaya devam edecek. 

           Ortadoğu da olup bitenler Türkiye Cumhuriyeti Devletini ilgilendirmektedir. Çünkü savaş tehlikesi burnumuzun dibine kadar gelmiştir. Bizim bu tehlikeye karşı çok dikkatli olmamız gerekiyor. Zaten Türkiye Cumhuriyeti Devleti her şeyin farkında, bütün tedbirleri aldı. Aynı zamanda bizim Buralarda yaşayan soydaşlarımızın zarar görmemesi için uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını kullanmamız gerekir.

Sevgili dostlar,

          Ortadoğu üzerinden emperyalist devletlerin üzerimizde oynamak istediği oyunlara karşı dikkatli olmalıyız. Zaten bugüne kadar oynanan oyunların tümünü boşa çıkardık. Bundan sonra da oynanan ya da oynanacak oyunları boşa çıkaracağız inşallah. 

            Emperyalist güçlerin oynadığı oyunlara karşı dikkatli olmamız gerekir. Bizim için insan hayatı kıymetlidir. Hiçbir can kaybının olmaması en büyük dileğimdir. 

Salih KOCABAŞ

  

YORUMLAR

Son Haberler