ÖZLEDİK..

Prof. Dr. Turan Yazgan Hoca 1938 yılında Isparta’nın Eğirdir ilçesinde doğmuş. İlkokulu Eğirdir’de, ortaokulu İstanbul Vefa Lisesinin orta kısmında, liseyi de Kastamonu’da bitirmiş. Yüksek Öğretimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde tamamlayıp İmar ve İskân Bakanlığı “İktisadi Araştırmacı” ve “Bölge Plancısı” göreve başlamış. Burada beş yıl görev yaptıktan sonra 1963 yılında İtalya’ya, staja gitmiş.

1966 yılında İktisat Fakültesi’ne asistan olarak girdiği üniversitede 1979 yılında profesör oluncaya kadar ülkemiz için çok önemli projelerin altına imza attı. 2000 yılında emekli oluncaya kadar binlerce öğrenci yetiştirip, birçok proje, araştırma ve geliştirmenin altına imza atarak ömrünün büyük bir kısmını harcadığı Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Genel Başkanı olarak son nefesine kadar Türk Dünyası için çalışmaya devam etti. Üstelik birilerinin tersine bilgi, beceri ve tecrübelerini iktisatçı olmasına rağmen asla dünyevi menfaatler için kullanmadı. Aksine bütün birikimini inandığı dava için harcadı. Bu gün Türk Dünyasında ortak bir alfabeden söz edebiliyorsak, diğer Türk Devletlerinde yaşayanlarla kısmen de olsa aynı dili konuşabiliyorsak Turan Yazgan Hoca’nın emeklerini yok saymak Türk’e ihanettir.

O’nun ne kadar büyük bir değer olduğunu anlamak için 2003 yılında ilkini düzenlediği 1. Türk Dünyası Sosyologlar Birliği Kurultayı’nda yaptığı konuşmadan birkaç satır yeter de artar diye düşünüyorum.

“..Türk Dünyası dünyanın en büyük potansiyel gücüdür ama 18’inci yüzyıldan itibaren soyulmuş ve esir edilmiştir…

…Dünyada hiçbir milletin iki alfabesi yoktur ama Türkçe’nin 30 çeşit Kiril ve 7 çeşit Latin alfabesi vardır…

…Türk Cumhuriyetleri bağımsızlığına kavuştuktan sonra, Türkiye tarafından, Türk Cumhuriyetlerinde Rus dilinde üniversiteler, İngiliz dilinde liseler açıldı. Bu millet için kalbi çarpan hiç kimse bu ihaneti affetmez, affetmeyecektir…

…Alfabe tek olacak, Ankara’da basılacak kitaplar, Yakut şehrinde, Taşkent’te, Urumçi’de okunacak; dil birliği bizi fikir birliğine götürecektir...

…Karabağ ve çevresinin işgaliyle Türk Dünyası’nın kara bağlantısının kesilmesi, 1 milyon kaçkının durumu gibi meseleler, bizim değilse kimin omuzlarındadır?..

…Bugün nüfusları 500 milyon olması gereken Kızılderilileri müzelik haline getiren, Afganistan ve Irak’taki Türk kaynaklarına el koyan gücün gözü, Türk Dünyası’nın diğer kaynaklarındadır. Türk Dünyası’nda işbirliği, Allah’ın Türk Dünyası’na bahşettiği kaynakların, Türkler tarafından, Türkler için kullanılması demektir.”

Ruhun şad, mekânın cennet olsun Sayın Hocam… Emanetlerin emanetimizdir! Fikirlerin daima bizlere kılavuz, hayatın ve mücadele azmin rehberimiz olacak. Nihai hedefin TURAN Ülküsünü gerçekleştirmek için var gücümüzle çalışacağız…

 

YORUMLAR

Son Haberler