RASTGELE GENÇLER

Sıra geldi eskilerin deyimiyle hasat mevsimine. Hasat için bu yıl yalnızca ülkemizin değil tüm dünyanın başına bela olan Corona virüsü eğitim-öğretimi de olumsuz etkilese de çok şükür sınavları yapabildik. Elbette geçmişle mukayese etmek doğru değil. Çünkü dünya böyle bir salgınla daha önce karşılaşmadı. Karşılaştığı dönemlerde de şartlar çok farklıydı. Oysa günümüzde iletişim ve ulaşımın baş döndürücü bir hızla ilerlediğini düşünürsek dünya galiba kocaman bir köy haline geldi. Bu da beraberinde birçok problemi getirdi. Hiçbir ülke diğerinin problemine kayıtsız kalamıyor çünkü sonuçlarından hepimiz etkileniyoruz. Böyle bir ortamda sınav yapmak bile marifetti sizin anlayacağınız. Kendi aramızda tartışsak da sınavları bitirdik. Sıra geldi tercihlere. Uzun süredir adeta bu sınavları iple çekip, uğruna birçok fedakarlıklar yapılan, pandemi sürecinde sınavlara girmek durumunda kalan yavrularımızın gelecekleri ile ilgili çok önemli bir aşamadayız. LGS sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Tercih süreci de böylece başladı. Her aday böyle bir süreçte ne kadar hazırlanabildiyse gerçekleştirmek istediği hedeflerine bir o kadar yakın sonuçlar aldı. Bazıları hayal kırıklıkları yaşarken diğer yanda sevinç naraları atıldı. Ancak asıl önemli süreç yeni başlıyor. Bundan sonra yapılacak hataların telafisi oldukça zor olacaktır. Bu sebeple yavrularımızın geleceği ile ilgili karar verirken daha dikkatli olmalı, lise tercihlerinde ince eleyip sık dokumalıyız. 

Yavrularımızın gelecekle ilgili hayallerini gerçekleştirmek için nokta atışı yapmak isteyenlere yani “Ben doktor olacağım ya da ben makine mühendisi olacağım” diyenlere sözümüz yok. “Puanım nereye yeterse kısmet oraya ” diyenlerin durumu asıl zor olan. Çünkü sistem yeni. Sonuçlarını en erken iki yıl sonra göreceğiz. Bir de bu salgın hastalık belasını eklerseniz bu belirsizliğe durum daha da güçleşiyor. Dahası şehrimizde yaşayan çocukların durumu diğer birçok ile göre biraz sıkıntılı. İnsan sevinecek mi üzülecek mi karar veremiyor. Türkiye ortalamasının üzerinde bir şehirde yaşıyoruz. Bu da beraberinde birçok güçlüğü getiriyor. En önemlisi de akademik liselere girişte sınırlı tutulan okul kontenjanları. Okulların kayıt bölgeleri, bu bölgelere sonradan taşınmak zorunda kalan öğrencilerin durumları öğrenci ve velileri kara kara düşündürmekte. Parası olan birçok veli çocuklarına özel okul bakmaya çoktan başlamış bile. Asıl problem devlet okullarından başka bir yerde eğitim-öğretim alamayacak ya da almak istemeyen öğrencilerimizde. Onların durumu oldukça düşündürücü. Onlara tavsiyemiz mutlaka profesyonel bir yardım almalarında. Bunun için okul idarelerinden, okullardaki rehber öğretmenlerden, milli eğitim bünyesinde kurulan tercih danışmanlığı hatlarından faydalanabilirsiniz. 

 Adayların öncelikle verecekleri kararın hayatlarının bundan sonraki bölümünün tamamını etkileyeceğini akıllarından çıkarmamaları gerekiyor.Sınavla girilen liselere tercihte gitmek istedikleri lisenin kontenjan sayısı ile kendi yüzdelik durumlarını mutlaka göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Aldıkları puanlar ya da ülke genelindeki yüzdelik durumlarına göre yapacakları tercihler hayal kırıklıklarına sebebiyet verebilir. Tercih listesinde yer verilecek Mesleki okulların fiziki yeterlilikleri, donanımları, kültürel ve sportif aktiviteleri, ulaşımlar, yemek ve barınma durumları, iş imkanları, staj olanakları gibi birçok unsuru göz önünde bulundurmalarında fayda var. Bu konuda yaşadığımız süreç en doğru yol gösterici olacaktır. Mesleki ve Teknik Eğitimin ne kadar önemli olduğunu yaşayarak öğrendik galiba. Yüksek Öğretime atılan ilk adımın iyi bir lise eğitiminden geçtiğini asla aklımızdan çıkarmamalı, gideceğimiz okulu belirlerken duygularımızla değil aklımızla karar vermeliyiz.

Şehrimizin Türkiye ortalamasının üzerinde olması eğitim kalitemiz adına oldukça sevindirici. Yükseköğrenime geçişte bunun faydalarını yavrularımız elbette göreceklerdir. Ancak LGS için bu durumun bir dezavantaj oluşturduğu da açık. Geçen iki yılda edindiğimiz tecrübeler umarız ki bu yıl bizlere rehberli yapar. Ancak görülen o ki bu yıl da okullar açılıncaya kadar (Elbette şu Covit-19 belasından kurtulup da okullarımızı açabilirsek) bir koşuşturmacadır devam edecek. Özellikle yerleştirme sonuçlarının açıklanmasından sonra yapılacak nakil başvurularını takip etmekte fayda var. 

Okul seçimi yapılırken yavrularımızı aile ve çevre baskısından uzak tutmalıyız. Asıl amacımızın yavrularımızı gelecekte mutlu, başarılı, topluma yararlı bireyler olarak yetiştirmek olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Bahtınız açık, tercihleriniz gönlünüzdeki gibi olsun gençler. 

Ahmet AYKOL

 

YORUMLAR

Son Haberler

escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya antalya escort bayan eskiehir escort bayan istanbul escort bayan , istanbul escort , ili escort , kadky escort , istanbul escort bayan bayan , sakarya escort escort sakarya izmit escort gaziantep escort canl casino makrobet kacak iddaa