SAKARYA’NIN SIRTINA… 

II. İnönü mağlubiyetini unutturmak isteyen yunan Ordusu yeniden taarruza hazırlanıyordu. Bu durumu gören Mustafa Kemâl orduya Sakarya’nın doğusuna çekilme emrini verdi. Burada amaç Yunan saldırısına karşı hazırlanabilmekti. 

24 Temmuz 1921 tarihinde Yunan Kralı Konstantin, Başbakan Gonaris, Savunma Bakanı Teotokis, Genel Kurmay Başkanı Dusmanis ve Küçük Asya Ordusu Komutanı Papulas Kütahya da bir toplantı yaptılar. Bu toplantıda İngilizlerin de baskısıyla taarruz kararı alındı. Oysa Küçük Asya Ordusu Komutanı Papulas, taarruza karşıydı. Askerler savaşmaktan bıkmıştı. Evlerine dönmek istiyorlardı. Durumun farkında olan komutanlar bu yüzden taarruz yerine alınan topraklarla yetinmek istiyorlardı. İngilizler ise Yunan Ordusuna parasal yardımı kesmişler ama Yunanlıları kışkırtmaya devam ediyorlardı. Çünkü Anadolu’nun işgali için Yunanlılara taşeron olarak ihtiyaçları vardı. Yunanlılar ise oyuna geldiklerini ancak büyük kayıplar vererek kendi ülkelerine döndüklerinde anlayabildiler. 

Bu arada Mustafa Kemâl, 7-8 Ağustos 1921tarihlerinde “Tekalifi Milliye Emirleri” adı altında bir dizi tedbirler aldı. Bu emirlerin en mühimleri şunlardı. İlk olarak her kazada birer komisyon kuruldu. İkinci olarak her hane birer kat çamaşır, birer çift çorap ve çarığı hazırlayarak bu komisyonlara teslim etmesi istendi. Diğer emirlerle de tüccar ve diğer meslek sahipleri ile halkın elinde bulunan malzemeleri ordu emrine vermeleri istendi. Bunların bir bölümü satın alındı. Bir bölümüne el konuldu. Bir bölümü de ödünç alındı. 

12 Ağustos 1921 tarihinde Polatlı’da kurulan ordu karargahına giden Mustafa Kemâl ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa son değerlendirmeleri yaptılar. Yunan ordusunun cepheye ilerleyerek sol kanattan kuşatma harekatını başlatacağı kanaatine vardılar. Savaşta Türklere has bir savaş taktiği olan “Hilâl”in uygulanmasına karar verildi.

22 Ağustos 1921 tarihinde Yunan ordusu saldırıya geçti. 23 Ağustosta saldırıların şiddeti iyice arttı. Çok kanlı çarpışmalar oluyordu. Techizat bakımından üstün olan Yunanlılar savunma hattında gedikler açmayı başarmışlardı. Cephe oldukça geniş tutulmuştu. 100 km’lik cephenin özellikle sol kanadı Ankara’nın 50 km. yakınlarına çekilmek zorunda kalmıştı. Bazıları iyice endişeye kapılmıştı. Başkentin Kayseri’ye çekilmesini teklif edenler bile vardı. Ama Sakarya’nın son direniş noktamız olduğuna inanların dediği kabul gördüğünden bu teklif itibar görmedi. Bu arada Mustafa Kemâl; “Savunma hattı yoktur, savunma sathı vardır. O satıhta bütün yurttur. Vatanın her karış toprağı Türk’ün kanıyla ıslanmadıkça düşmana bırakılamaz. Onun için büyük- küçük her birlik geri çekilmek zorunda kalabilir. Ama durabildiği her noktada durup yeniden düşmana saldırmakla yükümlüdür.” emrini vermek suretiyle yunan ordusunu mağlup ediyordu. Çünkü bu emri alan Türk Askeri canı pahasına da olsa bulunduğu yeri terk etmiyordu. Kırılan savunma hatları hemen diğer birlikler tarafından takviye ediliyordu. Saldırı emrini bekleyen ve savaşta çok az yıpranan Türk Ordusunun sağ tarafı da beklediği işareti almanın şevkiyle Yunan birliklerine karşı saldırıya geçmişti. Sakarya Irmağının doğusundan düşman ordusunun sol kanadına başlayan saldırı bir süre sonra tüm düşman birliklerini kapsayacak bir saldırıya dönüştü. Aralıksız olarak tam 22 gün, 22 gece süren Sakarya meydan muharebesi 13 Eylül 1921 günü Yunan Ordusunun mağlubiyeti ve Türk Ordusunun Zaferi ile sona erdi. 

         Bu zafer yalnızca Türk tarihi açısından değil dünya tarihi açısından da çok önemliydi. Çünkü kağıt üzerinde çizilen haritalar Türk’ün Sakarya meydan Muharebesini kazanmasıyla adeta yırtılıp atılmıştı. Dünyanın devleri, Türk’ün cesaret ve kahramanlığına bir kez daha teslim olmanın ezikliğini yaşıyorlardı. Aradan 82 yıl geçti. O devlerin belki adları değişti ama emeller hep aynı. Yine kapı arkalarında kendi dünya haritalarını çiziyorlar. Ama bu defa savaş metotlarını değiştirmiş görünüyorlar. Küreselleşme, Globalleşme, AB gibi kavramlarla savaş meydanlarında başaramadıklarını yapmaya çalışıyorlar. Bütün temennim milletimizin bu oyunlara gelmemesi. Allah bir daha bu milleti Sakarya Meydan Muharebesi yapmak zorunda bırakmasın…

Ahmet AYKOL

 

YORUMLAR

Son Haberler