VATAN BİR BÜTÜNDÜR…

19 Temmuz 1919 tarihinde başlayıp 14 gün devam eden ve sonuçları itibari ile tarihi bir ibret vesikası olan Erzurum kongresi... Yok edilmek istenilen bir milletin bütün dünyaya ”Hâlâ dimdik ayaktayız. Hiçbir kuvvet bizi ne yok edebilir, ne de esaret altına alabilir.” diye haykırdığı kongre Erzurum.   

Erzurum Müdafai Hukuk Cemiyeti önderliğinde bütün doğu illerini kapsayacak şekilde bir kongre toplanması için 30 Mayıs 1919’da harekete geçti. Hepsinden olumlu cevap alınması üzerine hazırlıklara başlanıldı. İlk olarak Trabzon Müdafai Hukuk cemiyeti 8 Temmuz da şehre ulaştı. Heyeti görevinden istifa eden Vali Münir Bey ve kalabalık bir halk topluluğu karşıladı. Diğer illerin gelmesi beklenirken bir yandan da kongre hazırlıklarına hız verildi.. 

Bu arada Ermeniler üç sancaktaki şura hükümetlerini kaldırarak katliamlara başladılar. Damat Ferit 6 Haziran 1919 tarihinde Paris Barış Konferansına katılmak üzere İstanbul’dan hareket etti. Mustafa Kemâl’in Anadolu’daki faaliyetlerinden rahatsız olan İngilizler padişaha baskı yaparak onu tutuklattırmaya çalışıyorlardı. Bundan yalnızca İngilizler değil Yunanistan da aşırı rahatsızdı. Yunan Kralı Venizelos 18 Haziran’da Osmanlı hükümetine verdiği notada Jön Türklerin mukaddes cihat için asker toplamasından duyduğu rahatsızlığı dile getiriyordu. Baskılara daha fazla dayanamayan padişah 5 Temmuzda Mustafa Kemâl’i İstanbul’a çağırdı. Mustafa Kemâl bunu şiddetle reddetti. Baskıların artması üzerine 8 Temmuzu 9 Temmuza bağlayan gece Mustafa Kemâl yayınladığı bildiride “Çok sevdiği askerlik görevinden ayrıldığını, bundan böyle mensubu olmakla gurur duyduğu Türk Milletine bir fert olarak hizmet etmeye devam edeceğini bildiriyordu.”

Bu gelişme üzerine Mustafa Kemâl ve Rauf Bey kongre üyeliğine seçildiler. Bunun için iki tane kongre üyesinin istifa etmesi gerekiyordu. Öyle de yapıldı. Ayrıca Erzurum Müdafai Hukuk Cemiyetinin isteği üzerine Mustafa Kemâl’e genel merkez adına söz söyleme hakkı da verildi. Kongre bir okul salonunda toplandı. Başkanlığa Mustafa Kemâl seçildi. Mustafa Kemâl yaptığı konuşmada; işgal kuvvetlerinin ateşkes antlaşması hükümlerine aykırı olarak saldırılar yapıldığını, vatan ve milletin kutsal varlıklarının tehlikede olduğunu bunu kurtarmak için Türk milletinin yurdun her noktasında harekete geçmek için hazır olduğunu anlattı. Milletin kaderini yine milletin belirlemesi gerektiğini bunun da ancak Anadolu’dan başlayabileceğini söyledi. Bu sebeple de çalışmanın buradan başlayacağını anlattı. Daha sonra diğer delegeler görüşlerini açıkladılar. Kongre 14 gün devam etti. Kongrenin en önemli yanı sonuç bildirgesinde yer alan hükümlerdi. İşte Erzurum Kongresi sonunda yayınlanan bildirinin bize göre en önemli maddeleri.

Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez. (Bildiri madde:6)

  • Şartlar ne olursa olsun, yabancıların topraklarımıza girmesine ve işlerimize karışmasına karşı Osmanlı hükümetinin dağılması durumunda millet, hep birlikte direnecek ve vatan savunulacaktır. (Bildiri madde:3)
  • Hristiyan azınlıklara siyasal üstünlük ve toplumsal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez. (Bildir madde:4)
  • Manda ve himaye asla kabul edilemez. (Bildiri madde:7) 
  • Millet Meclisinin hemen toplanmasını ve hükümet işlerinin meclis denetiminde yürütülmesini sağlamak için çalışmalara hemen başlanılacaktır. (Bildiri madde:8) 

Erzurum Kongresinin tarihini sakın unutmayın. 23 temmuz 1919. Osmanlı devleti savaştan mağlup ayrılmış. Toprakları işgal edilmiş. Halk yüzyıllardır süren savaşlardan yılmış. Yokluk, kıtlık had safhada. Bütün bu olumsuz tabloya rağmen teslim olmayı akıllarından bile geçirmemişler. Gerekirse canımızı veririz ama kimse ne bağımsızlığımızı ne de bir karış toprağımızı alamaz diye tüm dünyaya haykırmışlar. Böyle bir milletin geçtiğimiz hafta yaşadıkları tek kelimeyle kabus. Milli iradeyi hakim kılmak için onca faciayı yaşamış bir milletin meclisinin topa tutulması başka nasıl açıklanabilir ki?

AHMET AYKOL

YORUMLAR

Son Haberler