VEFA ARAYAN ŞAİR ALİ TULUK

Onu, yıllar önce bir yaz günü, bir ortak arkadaşımız vasıtasıyla tanıdım. Afyonkarahisar’ın Dazkırı ilçesindendi. Uzun yıllar Kıbrıs’ta yaşamış ve emniyet müdürlüğünden emekli olmuş ve Denizli’ye yerleşmişti. Şairdi. Şiir dosyalarını kitaplaştırmanın telaşı içindeydi. Şiir, sanat, edebiyat, kitap konularını o gün uzun uzun konuştuk. Sonraki günlerde onu ABDÜLKADİR USLU’nun genel başkanlığını yaptığı YAZAR-BİR’in faal üyeleri arasında, daha sonra da derneğin yönetimde gördüm.

Ali Tuluk

Ali TULUK, vefasızlıklarla karşılaşarak hayal kırıklıklarını çokça mı yaşadığından bilinmez, kendisine “Vefa Arayan” mahlasını seçmiştir. Çevresinde, adı ikinci plana kalmış, mahlası öne geçmiş bir şair durumundadır.

Ali TULUK’un şairlik yönünden iki özelliği vardır:

1-Çok şiir yazması.

2-Hece şairi olması.

Hayatı şiirdir… “Çalakalem gördüğümü yazarım” demektedir. O kadar çok şiir yazmıştır ki, şiir kitaplarının sayısı 24’e ulaşmıştır. Bir günde iki şiir yazdığı zamanlar olmuştur. Mesela; İmzalayıp verdiği KARANLIĞIN SUSTUĞU YERDE (Boy yayını, Denizli, Kasım 2018) kitabının 16. ve 17. sayfalarındaki “Sen” ve “Leyla ile Eylül” şiirleri 04.07.2018, 169. ve 170. Sayfalarındaki “Sana Susadım” ve “Bir İhtimal” şiirleri 05.11.2018 tarihlidir. Çok şiir yazdığının bir misali daha; 172 sayfa hacimli “Karanlığın Sustuğu Yerde” adlı kitabında 01.07. 2018 – 05.11.2018 tarihleri arasında yazdığı şiirler yer almıştır. Şairin, şiir dışında, “Hayatımın Püf Noktaları” (hikâye), “Bir Kaptanın Seyir Defteri (deneme) ve “Kalbim Zaten Senindi” (roman) tarzında nesir eserleri de vardır. İkinci bir romanı şu günlerde Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları arasında yayımlanacaktır.

Ali TULUK, hecenin şairidir. Şiirlerini daha çok dörtlüklerle oluşturur. Serbest tarzda yazdığı şiirler parmakla sayılacak kadar azdır. Şiirlerinin konusu genellikle aşktır, ayrılık, sevgiliye özlem ve sitem, küskünlük, kırgınlık, üzüntü, umutsuzluk, kavuşamamadır. Bir tespit daha: Şair onca kitabını hep aile bütçesinden ayırarak “özel yayın” olarak yayımlamıştır. Sanatı ile ilgili fikir edinebilmeniz için son kitabından bir şiiriyle yazımı noktalıyorum.

HAZAN YANIĞI 

Kahve gözlerinde yaşamıştım ben

Ümitsiz sevdanın sonbaharını.

Oysa ne ümitler taşımıştım ben,

Beklerken bu ömrün ilkbaharını.

Rüzgârda yaprağın savruluşuydu

Ayrılığa yol alırken kalbimiz.

Hasret ateşinde kavruluşuydu

Özlemle kul olurken kalbimiz.

Yalnızlığım değil beni inleten

Sensizliğin sitem dolu bir ahı.

Bilmem ki duyar mı ahı dinleten

O vefasız kadın bunca eyvahı?

İçimde saklıdır hazan yanığı

Gel de gör ne halde, kabuk bağlamaz.

Unutulur deme, gönlüm tanığı,

Sanma ki yokluğun yürek dağlamaz.

Bozuldu ruhumun sessiz ahengi

Bir martı çığlığı gibi avazda.

Siyaha boyandı vuslatın rengi

Senden yoksun geçti bu kova yaz da.

(10.09.2018 – s. 108)

-Hasan KALLİMCİ-

 

 

 

YORUMLAR

Son Haberler